Reklamı Geç
YAZARLAR
AYNI YERDE DURUYORUZ
Hasan TOSUN
29 Haziran 2022 - Çarşamba 16:57
8848 defa okunmuş.

"Herkesin özlediği,düşlerini kurduğu bir şehir vardır." diyordu filmin bir kesitinde saklı cümlelerden birinde.

"Bizimde aydınlık yaşama gözlerimizi açtığımız anda  ait olduğumuz bir şehir var.

Bizimde kesme taşlardan örülmüş yollarının üzerinde oyun oynarken düştüğümüz ve  dizlerimizin kanadığı anlara dair anılarımızın olduğu bir şehir var.

Bizimde temelinde taş, üzeri briket duvarla çevrilmiş, içinde ekonomik şartlar nedeniyle şimdi almakta zorlandığımız elma,armut,kayısı,vişne, ayva ve şeftali gibi bir çok meyve ağacının olduğu bahçelerin, domates,biber,salatalık ve fasulye yetiştirilen  bostanların ekildiği zamanlara ait bir şehrimiz var. 

Bizimde tek katlı toprak damlı evlerin kehribar tesbih taneleri gibi dizildiği sokaklarımızın olduğu bir şehrimiz var.

Bizimde yine tek katlı depreme karşı omuz omuza vermiş prefabrik evlerin dizildiği caddelerimizin olduğu bir şehrimiz var.

Bizimde Auer sobaların soğuk kış gecelerinin karanlığını aydınlatan ateş ışığının ve ısısının asilliğinin çıt çıt sesleri ile yankılanan bir şehrimiz var. 

Bizimde şehrimiz var.

Bizimde kültürel ve toplumsal değerlerimiz ile  doğal güzelliklerimizin var olduğu şehrimiz  var.

Bizimde var.

Bizimde,bizimde..." diyerek sayıklıyordu.

Birden uyandı.

Derin uykunun ağırlığı altında gördüğü düşün tesiri ile sayıklamaya devam ediyordu.

"Herkesin özlediği,düşlerini kurduğu bir şehir vardır." diyordu. 

Bizimde özlediğimiz,düşlerini kurduğumuz bir şehir Bingöl'ümüz var.

Namı diğer Çabakçur ya da Çevlik...

Şair Kemalettin Kamu'ların üzerine şiirler yazdığı,şair Metin Altıok'ların yaşadığı şehir.

Bingöl "Dört dağ içinde" diyerek halayların çekildiği içinde sevda türkülerinin yakıldığı şehir...

Abı hayat Suyunun kaynağının olduğu bilinen şehir.

Dünyada Güneşin doğuşu ile ödüllendirilen iki mekândan biri olan şehir...

Şehrimiz ile ilgili doğal, kültürel,toplumsal,sosyal,ekonomik ve psikolojik birçok değerden sözetmek mümkün.

Bu satırların yazılmasında temel belirleyici motivasyon teşbihte hata olmasın Nasrettin Hoca'nın "Hala Bıraktığım Yerde Duruyorsun." fıkrasında dile getirdiği durumun alegorik bir anlatımına denk gelmektedir.  

Hoca ormana oduna gitmiş.
Odunları Karakaçana yüklemiş.
İşi biraz aceleymiş. 
Karakaçana : " Sen var düz yoldan git." demiş. "Yolu biliyorsun.

Nasıl olsa eve varırsın.

Benim işim acele.

Ben en iyisi önden gideyim."

Karakaçana yol veren Hoca,kestirmeden eve gitmiş,başlamış işe.

Akşam olmak üzereymiş. 
Bakmış ki Karakaçan ortalarda yok.

"Varıp bakayım,bizim Karakaçan nerelerde kaldı?" diyerek merakla yola düşmüş Hoca.

Odun kestiği yere kadar yürümüş.

Birde bakmış ki ne görsün? 

Karakaçan, sırtında odunlarla bıraktığı yerde öylece durmuyor mu?

Hoca, Karakaçana yaklaşıp :
 
"Seni gidi seni!" demiş.
 Hâlâ bıraktığım yerde duruyorsun!.."

Nasrettin Hoca'nın güldürürken düşündüren bu fıkrasında alınması gereken bir ders var. 

Koca Nasrettin Hoca, "bilgimizi artırmalı,kendimizi geliştirmeliyiz.

Kötü huy ve davranışlarımız varsa bunlardan kurtulmalı,olumlu anlamda değişmeli ve gelişmeliyiz. 

Değişime açık olmak bizi insan yapan erdemlerden biridir.

Daima gelişmeli ve ilerlemeliyiz." Diyor mealinde.

Bizde zamana ve mekâna sığmamış Nasrettin Hoca gibi bakmalıyız şehrimize.

Geliştirmeli ve ilerletmeliyiz.

Bizimde herkes gibi özlediğimiz,düşlerini kurduğumuz bir şehrimiz var.

Hepimizin doğup büyüdüğü yaşadığı ya da ana/ata yurdu diye hemşehrilik bağı ile bağlı olduğumuz güzel,fakat hakkettiği değerden mahrum kalmış kimsesiz şehrimiz. 

Milattan Önce (M.Ö) 2000'lerden bu yana Mitaniler, M.Ö 1360'yıllarında Hititler, M.Ö 1200 yıllarında Urartular, M.Ö 745 yıllarında Asurlular devamında Med,Pers,Selçuklular,
Akkoyunlular, Safeviler ile Osmanlı Devletin'in hakimiyetinde yüzyıllar geçirmiş Bingöl 
Osmanlı Devleti için önemli bir yere sahipmiş. Hem Osmanlı-İran savaşlarında üs olarak kullanılmış hemde ekonomik bakımdan büyük bir önem arzetmekteymiş.

Kanuni Sultan Süleyman zamanında Diyarbakır'a sancak olarak,1874'te ise yapılan idari bir düzenleme ile 1881 Bitlis vilayeti kurularak Çabakçur ve Genç Bitlis vilayetine,Kiğı Erzincan'a,Karlıova Muş'a bağlanmış.

Cumhuriyetin ilanından sonra 1926'da Elazığ,1929 yılında ise Muş iline bağlanarak 1936 yılında vilayet olmuş.1945'te ise il Merkezi olan Çapakçur'un adı Bingöl olarak değiştirilmiştir.                

Dün,bugün ve yarın. 

Bingöl bizim şehrimiz.

Eksiği fazlası ile bizim toprağımız, suyumuz,aşımız.

Sözümüz,adına şiirler yazılan,türküler yakılan doğamız. 
Acılarımızın ve sevinçlerimizin mekânı.

Bingöl özlemlerimizin,düşlerimizin şehri.  

Hakkettiği hizmete erişememiş kimsesiz şehrimiz. 

1936' yılında il olmuş,o günden bugüne her yönetimi hiçbir karşılık beklemeden büyük bir yekünle desteklemiş ve hiçbir zaman alamadığı hizmete gönül koymamış şehir.

Bayramdan bayrama,seçimden seçime hatırlanan şehrimiz seçilenleri tarafından hep değeri bilinmiş,önemsenmiştir.

Bu önemsenme sonuçta somut hizmete dönüşmesede seçmenlerin değeri hep bilinmiş ve her seçimde seçmenler bu verilen değeri ödüllendirmistir.

Üç,dört,beş dönem dememiş mebus namzeti olanları hakkıyla birden fazla dönem seçilmelerine vesile olmuştur. 

Bingöl bizim şehrimiz. 

Dünümüz,bugünümüz,çocuk-larımızın ve torunlarımızın yarını,geleceği olan şehrimiz. 

Emsalleri arasında ve komşu iller içerisinde hakkettiği değer ve hizmetten mahrum kalan şehrimiz hepimizin özlediği ve düşlediği şehir Bingöl'ümüz...

Sorunlarımızın ve eksiklerimizin hepimiz farkındayız.

Bingöl'de  Bingöllülere hizmet edecek anlayış ve yüreğe sahip deryada damla misali katkı sunanların olması temennisiyle...

Adınız
Yorumunuz
Burhan - 29 Haziran 2022  
Yüregine sağlık çok güzel özetlemişsiniz


Diğer Yazıları

Taner Balat İçin Çaba Gerek
89
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
156
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
171
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
232
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
227
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
245
FEYZİ BABA
312
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
362
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
412
KABAĞINDA BİR AHI VAR
349
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
1987
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1395
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2003
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1447
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1533
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1468
O’NUN YANLIZLIĞI
1636
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1481
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1475
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1756
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1420
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1538
Bingöl ve 7 Kardeşi
1689
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1812
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1506
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1641
Aynalara Bakalım
1712
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1769
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1611
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3054
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2828
YEĞLEMEK
2690
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8457
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4739
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5212
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5892
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5904
YÖNETİŞİM
5175
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6053
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11112
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8531
SÖZÜN DEĞERİ
8138
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8087
KARER YAYLASI
9053
KARA MAHMUT
8604
KİĞI'YA DAİR
9124
A KUŞAĞI
9035
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10136
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13050
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
12930