Reklamı Geç
YAZARLAR
Parayı Nereye Yatırmalı?
Yusuf ALİOĞLU
30 Kasım 2020 - Pazartesi 17:08
4904 defa okunmuş.

Peşinen söyleyelim.

 

Bu bir ekonomi analiz yazısı değildir.

 

SWAP (değiş tokuş) meraklıları, döviz ve faiz oranları takipçileri, ons müdavimleri buradan bilgi devşiremez.

 

O halde parayla işimiz ne diyebilirsiniz.

 

İşimiz şu;

 

Tarihi M.Ö. 9000’lere kadar götürülen takas ekonomisinden para (nakit) ekonomisine geçildiğinden bu yana insanoğlu günlük harcamalarını, tasarruflarını ve yatırımlarını diğer kıymetli menkullerden çok parayla yapıyor.

 

Eşyanın iki istasyonlu işlemden çok istasyonlu işleme geçmesini müteakip, uzun zamanlar ve farklı sermaye ilişkileri sonrasında finans sektörü kendi dijital literatürünü ve ömürleri bant aralığında geçen uzmanlarını yarattı.

 

Bankalar, kredi kartları, kıymetli kağıtlar, leasing, faktöring gibi yeni sistemler üzerinden yaratılan  finans dünyası ile hane halklarına yeni harcama kalemleri yükletildi.

 

Özel gazeteler, dergiler, tv kanalları, internet siteleri, youtube mecraları, canlı yayınlar, kesintisiz paylaşımlar ile mevduat sahiplerine danışmanlık yapılıyor, yol yöntem öğretiliyor.

 

Yeni bir dil, teknik bilgi üniteleri, kavram kümeleri, renk kombinezonları, sübliminal görünürlükler, kuleler ve rezidanslar ile sektör kendi pazarını, alıcısını ve rayiç bedelini belirliyor.

 

Finansal varlıklar üzerine kurulmuş kocaman spekülatif bir dünya. Reel ve nominal olanın sınırlarının karıştırıldığı sermaye piyasasında anlık pozisyonlarla büyük kazançlar ya da büyük kayıplar yaşanabiliyor.

 

Emeğe bağlı başarıdan çok, spekülasyon, manipülasyon, operasyonel işlemler, fırsatçılık, allem kallem ile yakalanmış görece başarıya daha çok ilgi duyulan bu uzamda, birilerinin örneğin menkul kıymetler piyasasındaki kazançlarını gören mikro birikim ama makro tamah sahipleri elde avuçta ne varsa buraya aktarabiliyor.

 

Dahası bu davranış, hayatın diğer departmanlarını da etkileyen ve belirleyen merkez/röper algıya dönüşüyor.

 

Bunun sonunda da, bütün dünyası gecelik faiz, repo, tahvil vb. olan bir acayip nüfus çoğalıyor.

 

Comte pozitivizminin, ‘varlık, görüp dokunduğumdan ibarettir’ yansımalarını çağrıştıran bu toplum kümesinin ekonomik çıkar ve mevcut kapitali arttırarak çoğaltmak dışında bir hedefi, kendisini frenleyen etik pedalı yoktur.

 

Hayatın anlamını Freud’çu libidoya indirgeyen postmodern mudiler kazanma şehvetinin aklı örten tepkileri ile sınır tanımayan küstah bir iştahla yatıp kalkıyor.

 

Homo economicusun ölçüsü ölçüsüzlük, ahlakı ahlaksızlık, ilkesi ilkesizlik, değeri değersizliktir.

 

İnsanlığı kuşatan, akla ve vicdana felç halleri yaşatan bu tehlike karşısında kutsal metinler, evrensel değerler, kalbin ve fıtratın öğreticiliği, adalet, merhamet, ihtiyaçtan fazlasını paylaşma, israftan uzak durma ve gönüllü sadelik öne çıkarılmalıdır.

 

Bireydeki para eksenli savrulmanın devlet düzeyindeki karşılığı olarak beton, demir, istatistik ve bilanço yerine ilim ve irfan meşguliyetleri, kültür ve sanat süreçleri işlenmelidir.

 

Dolar ve Euro paritesi yerine şiir ve edebiyat konuşulmalı; ihale, keşif bedeli ve tahakkuk yerine örfün diri tutan dinamikleri konuşulmalı; muvazaalı TÜİK verileri yerine düşünce dünyamızın ürünsüz hal-i pür melali masaya yatırılmalıdır.

 

Kurumlara adam yerleştirme ve kadrolaşma üzerinden “yalandan, kocaman, rengarenk, geçici, oyuncak” mevziler kazanma mesaisi yerine unuttuğumuz sünnetlerimizden ‘okuma ve düşünme eylemi’ işlenmeli, desteklenip öne çıkarılmalıdır.

 

Her söyleneni, dini, etik, bilimsel, sosyolojik ve psikolojik taklalarla mantığa bürümeye çalışan medya şarlatanları yerine, söyledikleriyle ve yazdıklarıyla ufkumuza ufuk katan bilim adamları ve düşünürlere kulak verilmeli; konuşmaları için, fikirlerini paylaşmaları için imkanlar sunulmalıdır.

 

Sosyal devlet olgusu muhteris iktidarların Truva atına dönüştürülmeden, sivil zihinleri, bedenleri ve toplulukları küresel kuşatmalara ve ayartmalara karşı koruyan politikalar üretmelidir.

 

Hukuk, güçlünün korku tüneline dönüştürülmeden, insanın hemcinsinin elinden ve dilinden emin olduğu ve şairin ‘yorgan, Allah’sıza kadar sığınak’ dizelerinden ilhamla ‘eminlik’ diyarı olmalıdır.

 

Kısacası;

 

Para bir metafordur.

 

Birey, toplum ve devlet parayı araçsallık sınırlarında tanımlamalı ve kullanmalıdır.

 

Postmodern dönemlerde yerini ‘tüketim’e kaptırarak geride kalsa da modern dönemlerin egemen söylemi olan ‘üretim’, şairin deyişiyle, 'insanı ve eşyayı koparmadan cismaniyetinden' ihtiyaç eksenli olmalıdır.

 

Mobilize bir istatistik putuna dönüştürülen ‘büyüme’, sosyo-kültürel çevreyi, kimlik bulduğumuz mekanı, eko sistemi ve gelir dağılımını gözeten bir formatta yapılandırılmalıdır.

 

Tabiatla savaşmayan, yeryüzünü işgale konu bir nesneye indirgemeyen, insanı insanın kurdu olarak görmeyen, imkanı inkara dönüştürmeyen, dilin hareket alanını sanayi sektörü ile sınırlamayan,  insanın onurunu ve izzetini her şeyden aziz bilen, mütevazı duruşları ile canlı ve cansız her varlığa güven telkin eden ‘felah ekonomisi’ işlenmelidir.

 

'Parayı nereye yatırmalı?' mı dediniz.

 

Parayı, kötü paranın iyi parayı kovamadığı pazarlara yatırmalı.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

AYDINLIK 'AYDIN' YÜZLERLE GELİR
442
GREGOR İSİMLİ BÖCEKLERLE DOLU GÜNDELİK HAYAT
1106
KIRK YAŞ TÜRKÜSÜ
1024
Biriktirdiklerim -8-
1016
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
1075
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1213
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
1246
YUSUF'UN BABASI
1168
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1146
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1608
GÖSTERİ TOPLUMU
1760
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1795
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2277
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2813
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2209
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2196
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2419
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2773
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3652
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2667
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3591
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2896
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6805
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2273
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2631
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4792
Köprüler ve Çamurlu Sular
4060
Biriktirdiklerim-7-
3735
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4442
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3341
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3245
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
4092
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3683
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3196
“Ben de Adayım”
3282
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3816
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2918
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3107
Biriktirdiklerim-6
2846
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3216
Engerek Soyu
3677
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5197
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3841
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4426
Libası İdrarlı Adamlar
4411
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5646
‘Ey kötülük!’
3854
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4840
'Sıkıntı yok!'
4360
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4508
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4180
Hakikate Tanıklık Nedir?
4186
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4803
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6112
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8700
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6750
Harf Eken Kelime Biçer
7650
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5527
Çekilin aradan, maradan...
7296
'Biraz da ben konuşayım'
6485
‘Apaçık’ Şiir
6450
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6625
Kitaplar Dolusu Susmak...
5620
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5316
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6655
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
16127
Biriktirdiklerim -5-
4554
Biriktirdiklerim -4-
4918
Biriktirdiklerim -3-
5097
Biriktirdiklerim -2-
5127
Biriktirdiklerim -1-
5326
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6645