Reklamı Geç
YAZARLAR
O’NUN YANLIZLIĞI
Hasan TOSUN
30 Ekim 2025 - Perşembe 11:26
1637 defa okunmuş.

Yüreğin yalnızlığı, dağların zirvesi kadar derin, suların akışı kadar kaçınılmazdır.

Bu anlatı, yalnızca bir insanın değil; bir coğrafyanın ve bir zamanın acısının ekosudur. 

Her taş, her şelale, her meltem O’nun öyküsünü mırıldanır.
Okuyanlar, kendi içlerindeki çığlığı tanır; çünkü gerçek yalnızlık, herkesin ruhunda bir hâldir.

Bahar yine Pargasur Şelalesi’nin kıyısına inmişti…

O, baharı seyretmekten men edilmiş bir kuldu.

Bir yüzü Yelesen’in rüzgârı, bir yüzü Şeytan Dağı’nın gölgesi.

Batınında sızı, zahirinde Horoz Baba’nın sitemi vardı.

O Bahar ki güzeldi, O’na haram kılınmıştı.

Göynük Suyu’nda ellerini yıkadı; su kaderi kadar soğuktu.

Bir zamanlar o su, çocukluğunun gülüşlerini taşırdı Ağaçeli’ne doğru.

Şimdi ise aynı su, yüreğinin yanıklarını sürüklüyordu Kiğı yollarına.

Dert öyle çoğalmıştı ki, her taş anıya, her dağ sırdaşına dönüşmüştü.

Dört bir yandan acı çökmüştü yüreğine, Karlıova’nın yakıcı, donduran ayazı gibi…

Kader, Solhan'da Metan Gölü’nün üstünde gezinen ince bir sis gibiydi: görünür, dokunulmazdı.

Felek, Turna misali göğe yükselir, her seferinde kanadında biraz kan, biraz yalnızlık taşırdı.

O, ömrünün gülünü Yelesen yamaçlarında soldurdu.

Kiğı’nın taş evlerinde bir çiçek gibi doğmuştu; fakat her bahar, bir kış gibi vurdu yüzüne.

Her yağmur, içindeki koru biraz daha azdırdı.

Ve bir gece, karanlığa dönüp mırıldandı:
“Yetmez mi artık? Bir başımayım…”

Sonra inandı dağların da yalvarışı vardır.

Horoz Baba, rüzgârla zikrederdi;

Karlıova, bulutlarla secdeye varırdı;

Çır Şelalesi, her düşüşünde tövbe eder gibi gürlerdi.

Ve Bingöl’ün geceleri…

O derin, karanlık sükûnet içinde, evrenin kalbinde atan bir nabızdı.

O, o kalpte bir nefes oldu: bir çığlık, bir yarım kelime.

Felek, kurnaz bir gülüşle ağlatırken, O’nun gözlerinde bir teslimiyet parladı.

O biliyordu: Göynük’ün sularında yıkanan her taş, bir gün acının da toprağa karıştığını söylerdi.

Karanlığın yenildiği şafağın bir anında, Bingöl meltemi O’nun hikâyesini aldı, dağların yüceliğine taşıdı.

Artık O’nun acısı bir sızı değil, bir türküydü.

Dinleyen her kalp kendi hüznünü bulurdu o sedada.

Belki o zaman felek bile utanırdı biraz.

Çünkü O hâlâ aynı nağmeydi:

“Gönlü yaralı, hâlâ inanır… hâlâ umut ederdi.”

Bingöl’ün geceleri bundan önceki gibi değildi.

Her şelale, her rüzgâr, her taş O’nun yalnızlığının nağmesini taşırdı.

Acı, teslimiyetle yoğrulmuş bir umutla birleşti.

Felek bile o nağmeyi dinlerken utandı.

O hâlâ aynıydı:

Gönlü yaralı, hâlâ inanır...hâlâ umut ederdi.

Ve işte bu umut, Bingöl’ün içsel çığlığı olarak dillenmeye devam etti.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

Taner Balat İçin Çaba Gerek
91
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
158
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
172
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
233
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
231
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
247
FEYZİ BABA
313
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
365
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
414
KABAĞINDA BİR AHI VAR
350
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
1989
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1396
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2003
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1448
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1533
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1470
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1482
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1477
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1756
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1421
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1538
Bingöl ve 7 Kardeşi
1691
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1815
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1508
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1642
Aynalara Bakalım
1715
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1771
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1611
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3056
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2831
YEĞLEMEK
2691
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8457
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4739
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5214
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5893
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5905
YÖNETİŞİM
5176
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6056
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11114
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8533
SÖZÜN DEĞERİ
8140
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8087
KARER YAYLASI
9054
KARA MAHMUT
8604
KİĞI'YA DAİR
9125
AYNI YERDE DURUYORUZ
8850
A KUŞAĞI
9035
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10138
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13052
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
12933