Reklamı Geç
YAZARLAR
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
Hasan TOSUN
07 Kasım 2025 - Cuma 07:25
1469 defa okunmuş.

Toprak, su, hava ve taş… 

İnsanın varlığının dört kadim şahidi. 

Ama biz, modernliğin hızı içinde, bu tanıkları küskünlüğe mahkûm ettik.

Bingöl’ün vadilerinde, dağlarında, derelerinde hâlâ duyulan o eski notalar -doğanın kalp atışı- bize bir şey söylüyor: “Unuttuğumuzu hatırla.” 

Bu söz, coğrafyamızın çocukluğuna duyulan özlemdir. 

İnsanın doğayla kurduğu bağın yeniden filizlenmesi için atılmış bir tohumdur.

“Doğa ölmez; sadece biz ondan uzaklaştıkça kendini bizden saklar.” 

Yalnızca dağların zirvesinde duyulur onun kalbi. 

Bingöl’de, rüzgâr Güzeldere’den (Genç ilçesine bağlı bir köy) geçerken suya dokunur; su taşa, taş insana…

Bir zincirin halkaları gibidir her şey. 

Bir halka eksildiğinde, bütün zincir dağılır. 

Peki biz, doğayı gerçekten seviyor muyuz? 

Yoksa sadece hatırladığımızda mı seviyoruz onu? 

Betonun gölgesinde toprağın kokusunu unuttuk. 

Oysa insanın ilk evi topraktı, ilk aynası suydu, ilk nefesi rüzgârdı. 

Şimdi o evin kapısını kapattık, o aynayı kirlettik, o rüzgârı hissetmez olduk. 

Ama Bingöl hâlâ insanın unuttuğu doğallığın adını taşır. 

Çır Şelalesi, dağların omzundan düşerken binlerce yıllık sabrını anlatır.

Solhan’daki Yüzen Ada, suların üzerinde ağır ağır salınırken bir ders verir: 

“Ben bile yerimi değiştiriyorum, peki sen neden hâlâ aynı yanlışta ısrar ediyorsun?”

Kerek Deresi kıyısında bir çocuk suya taş atar; suyun halkalarında geleceğini izler.

Belki de o çocuk, doğayla yaptığımız son masum anlaşmanın temsilcisidir.
 
Ama o anlaşmayı bozduk.

Ormanları kaynak, suları enerji, toprağı arsa diye adlandırdığımız günden beri kaybettik aslında. 

Doğayı bir ticaret nesnesine çevirdik. 

Oysa doğa bir annedir; alın teriyle, sabrıyla, fedakârlığıyla yaşatan. 

Ve şimdi o anne yoruldu.

Gökyüzü griye döndü, dereler kurudu, meltemler küstü.

Bingöl’ün yaylalarında bir zamanlar türkü söyleyen çobanlar vardı. 

Şimdi o türkülerin yerini motor sesleri alıyor. 

Bir zamanlar yıldızlarla dolu gökyüzü, şehir ışıklarıyla soluyor. 

Biz, ilerleme adına kendi köklerimizi buduyoruz. 

Ama hâlâ geç değil. 

Bir ağaç dikmek, bir suyu kirletmemek, bir çöpü yerden almak… 

Bunlar küçük değil, doğaya iletilen en samimi dileklerdir.

Bir yaprağa dokunduğunda, aslında kendi yüreğine dokunursun. 

Çünkü insan doğadan ayrı değil; doğanın ta kendisidir.

Doğa, bizi affetmeye hazır.


Yeter ki biz yeniden dinlemeyi öğrenelim.

Bir yel estiğinde serinliğini hissedelim.

Bir su aktığında saygıyla eğilelim. 

Bir dağ gölgesinde soluklanalım.

Ve belki bir gün, Bingöl’ün meşeleri kulağımıza eğilip şöyle der: 

“Ben senim.Beni koru ki sen de var olasın.” 

İşte o zaman, toprağın kalbiyle insanın kalbi aynı ritimde atar. 

Ve biz, uzun bir uykudan uyanır gibi, yeniden doğarız.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

Taner Balat İçin Çaba Gerek
91
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
158
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
172
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
233
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
231
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
247
FEYZİ BABA
313
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
365
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
414
KABAĞINDA BİR AHI VAR
350
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
1989
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1396
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2003
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1448
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1533
O’NUN YANLIZLIĞI
1637
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1482
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1477
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1756
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1421
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1538
Bingöl ve 7 Kardeşi
1690
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1815
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1508
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1642
Aynalara Bakalım
1715
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1771
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1611
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3056
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2830
YEĞLEMEK
2691
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8457
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4739
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5214
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5893
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5905
YÖNETİŞİM
5176
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6056
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11114
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8533
SÖZÜN DEĞERİ
8140
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8087
KARER YAYLASI
9054
KARA MAHMUT
8604
KİĞI'YA DAİR
9125
AYNI YERDE DURUYORUZ
8850
A KUŞAĞI
9035
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10138
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13052
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
12933