Reklamı Geç
YAZARLAR
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
Hasan TOSUN
15 Aralık 2025 - Pazartesi 08:43
1635 defa okunmuş.

Soğuk, kapının eşiğinde duruyordu.

İçeri girmedi.

Camların ardında bekledi; içeride kıştan
daha ağır bir şey vardı: düşünce.

Salon, bir spor salonu olmaktan çıkmıştı.

Zemin, kare kare bölünmüş bir akla 
benziyordu.

Her kare bir soru,her soru bir çocuktu.

Doksan üç çocuk vardı.

Bazıları tek başına üç kişiydi; biri korku,biri cesaret, biri henüz adını bilmediği şey.

Masalara oturduklarında sandalyeler biraz alçaldı, çocuklar biraz büyüdü.

Zaman,hamleler arasında inceldi;bir saniye, bir ömür sürdü.

Taşlar suskundu, konuşuyorlardı.

Bir fil, çocuğun kulağına“dolambaçlı düşün” dedi.

Bir at,“düz gitme, hayat öyle değil” diye öğütledi. 

Piyonlar en sessizleriydi; çünkü onlar dönüşmeyi biliyordu.

Çocuklar taşlara dokunduğunda elleri değil, düşünceleri konuştu. 

Nefeslerini sakladılar;çünkü yanlış bir 
soluk,bütün oyunu bitirebilirdi.

Ter, alınlardan değil,kararlarından süzüldü.

Geri alınmayan bir hamle yapıldı hayatta olduğu gibi.

Kimisi parmaklarını taşların üzerinde 
gezdirdi.

Dokundu, vazgeçti, yeniden dokundu.

Orada, tereddüdün tam ortasında çocukluk çatladı ve içinden erken bir olgunluk sızdı.

Bir masada saçları omuzlarına düşen bir kız çocuğu zamanı bekliyordu.

Rakibi değil.

Zamanı.

Hamle geldiğinde taşı değil,kaderini 
düzeltti.

Başını eğdi; bir kabulleniş değil 
bir dengeydi belli ki. 

Gülümsediler.

Çünkü bazen oyun, kazanmaktan daha 
önemliydi.

Centilmenlik görünmezdi ama oradaydı.

Boş bir kare gibi.

Kimse üzerine basmadı ama herkes 
etrafından dolaştı.

Kazanan çocuklar sevinmediler hemen.

Önce şaşırdılar. 

“Ben miyim?” dediler içlerinden.

Gülümsemeleri kendilerine yabancıydı.

Kaybedenler göz göze geldi.

Zemin onlara “bu da geçer” dedi
ama henüz inanmadılar.

Haksızlık, küçük bir gölge gibi düştü 
içlerine.

Büyümeye hazırdı.

“Bu doğruydu,” dedi biri.

 Aslında şunu diyordu: “Ben doğruydum.”

Hakemin önünde duran çocuk taşını değil, 
varlığını savundu.

Kurallar, bir anlığına hayata benzemeye başladı.

Anne babalar arka sıralarda oturuyordu
ama geçmişleri öndeydi.

Her bakışta uykusuz geceler, yarım kalmış 
düşler ve  fedakârlıklar dolaştı.

Kimi gözlerini kaçırdı; gözyaşları,
çocuğa bulaşmasın istedi.

Kimi konuştu; susmak
yenilgi gibi geldi.

Yetişkinlik, çocukluğun omzuna eğildi
ve ne diyeceğini bilemedi.

Hakemler dolaşıyordu.

Cüppeleri yoktu ama vicdanları ağırdı.

Her karar, bir çocuğun iç haritasına
yeni bir hat çekti.

Doğru, her zaman adil görünmedi.

Ancak kosmos, kaostan daha öğreticiydi.

Seksen santimetrelik masanın üzerinde satranç tahtasının bir karesiyle bir evrene dönüştü.

Otuz iki taş, hayatın sadeleştirilmiş hâliydi.

Siyah ve beyaz aslında birbirine karşıydı
ama aynı mekânı paylaşıyordu.

Dışarıya gece çöktü. 

İçeride çocuklar biraz daha yukarı çıktı.

Turnuva bittiğinde taşlar kutularına döndü
ama düşünceler dönmedi.

Bazıları hâlâ bir hamlenin içinde takılı 
kaldı.

Bazıları için bu bir zaferdi, bazıları için ilk 
büyük kırılma bazıları içinse “bir dahaki 
sefere”nin tohumu.

Soğuk hâlâ kapıdaydı.

Ama artık içeri giremezdi.

Çünkü içeride çocuklar büyümüştü.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

SOĞUK ÇEŞME KAVURMASI
69
YAĞMURLU BİR GÜNÜN YÜREĞİ MERHAMETLE DOLU İNSANLARI
136
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
227
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
217
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
272
Rençber Aziz
385
Taner Balat İçin Çaba Gerek
346
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
428
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
416
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
473
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
466
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
474
FEYZİ BABA
572
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
664
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
675
KABAĞINDA BİR AHI VAR
587
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2224
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2269
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1676
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1768
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1685
O’NUN YANLIZLIĞI
1865
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1754
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1694
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1967
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1661
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1749
Bingöl ve 7 Kardeşi
1939
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
2027
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1720
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1880
Aynalara Bakalım
1956
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1972
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1822
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3280
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
3033
YEĞLEMEK
2886
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8693
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4953
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5413
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6107
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6126
YÖNETİŞİM
5372
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6262
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11338
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8734
SÖZÜN DEĞERİ
8351
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8301
KARER YAYLASI
9483
KARA MAHMUT
8830
KİĞI'YA DAİR
9351
AYNI YERDE DURUYORUZ
9066
A KUŞAĞI
9254
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10354
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13264
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13153