Reklamı Geç
YAZARLAR
FEYZİ BABA
Hasan TOSUN
23 Mayıs 2026 - Cumartesi 18:08
426 defa okunmuş.

 

Siyasetçiler vardır…

Doğduğu yerin sokaklarında değil, o sokaklarda yaşayan insanların yüreğinde yürür.

Adı geçtiğinde insanın içinde bir makamın soğukluğu değil; eski bir türkü, soba üstünde demlenen çayın buğusu, uzun bir yolculuktan sonra memlekete varmış olmanın huzuru belirir.

Feyzi Berdibek ismi Bingöl’de biraz da böyle anılır.

Onun hayatı yalnızca Meclis koridorlarından değil; köy yollarından, taziye evlerinden, kahvehane sohbetlerinden ve insanların birbirine omuz verdiği günlerden geçmiştir.

1957 yılında Bingöl’de dünyaya geldi.

O yılların Bingöl’ü bugünkü kadar kalabalık değildi; hayat daha çetin, imkânlar daha sınırlıydı.

İnsanlar yokluğu paylaşarak ayakta kalırdı.

Bir evde pişen yemek, başka bir eve de bölünürdü.

Çocukluk yıllarında gördüğü hayat ona yalnızca mücadeleyi değil, insanın insana nasıl dayandığını da öğretti.

Yıllar sonra makam sahibi olduğunda bile halkın arasındaki yürüyüşünü değiştirmedi.

Siyasetçi, milletvekili, Feyzi Berdibek — nam-ı diğer “Feyzi Baba” — sonradan halka benzemeye çalışan biri değil; doğrudan halkın içinden çıkan bir isimdi.

Genç yaşlarda inşaat ve ticaretle uğraştı.

Onun dünyası yalnızca kazanç hesabından ibaret değildi.

Müziğin, halk oyunlarının ve memleket kültürünün içinde yer aldı.

Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nda, çeşitli sivil toplum kuruluşlarında ve siyasi yapılarda görevler üstlendi.

Bingöl Musiki Cemiyeti’nde bulundu.

Onun için hizmet yalnızca bina ve yol yapmak değildi.

Bir dengbêjin sesinin susmaması…

Bir halayın unutulmaması…

Bir türkünün çocukların dilinde yaşamaya devam etmesi de hizmetti.

Siyasete girdiğinde insanlar onda alışılmış siyasetçilerin dışında başka bir taraf gördü.

2002 yılında bağımsız milletvekili adaylığında Meclis’e girmeye çok yaklaşmış, seçimi az bir farkla kaybetmişti.

Yılmadı, yoluna devam etti. 

Çok sevdiği Bingöl’e hizmet etme düşüncesinden vazgeçmedi.

Yıllar sonra Bingöl halkı onu üç dönem boyunca Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdi.

2007, 2011 ve 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nden milletvekili seçilerek görev yaptı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu başta olmak üzere çeşitli komisyonlarda çalıştı.

Özellikle Bingöl’de sağlık yatırımları, ulaşım projeleri, eğitim kurumları ve kırsal altyapı çalışmalarıyla ilgili girişimleri sık sık gündeme geldi.

Kırsal bölgelerde yol çalışmalarının hızlanması, hastane kapasitesinin artırılması, üniversite yatırımları ve gençlere yönelik sosyal projelerin desteklenmesi halk arasında karşılık buldu.

Deprem ve afet dönemlerinde yalnızca resmî açıklamalar yapan bir siyasetçi gibi değil; köylere kadar gidip vatandaşlarla birebir temas kuran bir isim olarak hatırlandı.

Elbette ona duyulan halk sevgisi hiçbir zaman eleştiriden muaf olmak anlamına gelmedi.

Uzun yıllar siyasetin içinde kalan herkes gibi o da eleştiriler aldı.

Kimi, Bingöl’de işsizliğin hâlâ önemli bir mesele olduğunu; gençlerin büyük şehirlere göç etmeye devam ettiğini dile getirdi.

Yerel basında altyapı, kentsel dönüşüm ve bazı yatırımların yavaş ilerlediğine dair yorumlar yer aldı.

Sosyal medyada ekonomik sıkıntılar, tamamlanmayan projeler ve bölgenin kronik sorunlarıyla ilgili eleştiriler yapıldı.

İşte onu Bingöl’de farklı kılan şeylerden biri de buydu:

İnsanların yalnızca iyi gününde değil, siteminde de adını anması…

Çünkü Bingöl insanı kolay kolay gönül vermez bir siyasetçiye.

Bu coğrafyada insanlar söze değil, hissiyata bakar.

Bir insanın yürüyüşündeki tevazuyu, zor zamanda orada olup olmadığını, selamındaki samimiyeti ölçer önce.

Feyzi Berdibek’in yıllar içinde kurduğu bağ da biraz böyle büyüdü.

Halk arasında zaman zaman kullanılan “Feyzi Baba” ifadesi de bir siyasi slogan gibi değil; daha çok yakınlığın, hemşehriliğin ve güven duygusunun dildeki karşılığı gibi durdu.

Bingöl’de bir insana “baba” denmesi kolay değildir.

Bu ifade kimine güveni, kimine ulaşılabilir olmayı, kimine de “bizden biri” hissini taşır.

Bu nedenle bu yazı bir övgü metni ya da siyasi propaganda değil; Bingöl halkının bir siyasetçiyle kurduğu ilişkiyi anlamaya çalışan edebî ve insani bir portre olarak kaleme alınmıştır.

Bir siyasetçiyi gerçekten anlatabilmek için yalnızca sevenleri değil, eleştirenleri de duymak gerekir.

Hakikat, çoğu zaman bu iki sesin arasında durur.

Bugün Bingöl sokaklarında onun adı geçtiğinde kimi yaptığı hizmetleri anlatır, kimi eksik kalan tarafları söyler.

Bingöl'de hemen herkesin birleştiği ortak bir nokta vardır:

İnsanlarla kurduğu doğrudan temas…

Bir köy kahvesinde uzun uzun çay içmesi…

Bir cenazede en ön safta hüzünle beklemesi…

Yaşlı bir adam konuşurken gözlerini kaçırmadan dinlemesi…

Bingöl’ün “Feyzi Baba” ile kurduğu gerçek bağ belki de tam olarak buydu:

Aynı yağmur altında ıslanmak…

Aynı acıda hüzünlenmek…

Aynı sevinci paylaşmak…

Yıllar geçse de doğduğu toprağın merhametini yüreğinde taşımaya devam etmek…

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
69
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
152
Rençber Aziz
216
Taner Balat İçin Çaba Gerek
200
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
289
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
272
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
340
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
346
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
355
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
499
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
521
KABAĞINDA BİR AHI VAR
448
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2091
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1495
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2122
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1538
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1630
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1552
O’NUN YANLIZLIĞI
1728
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1586
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1558
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1832
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1508
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1617
Bingöl ve 7 Kardeşi
1797
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1904
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1586
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1745
Aynalara Bakalım
1819
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1849
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1696
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3150
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2906
YEĞLEMEK
2768
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8557
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4832
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5295
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5980
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5998
YÖNETİŞİM
5256
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6145
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11208
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8613
SÖZÜN DEĞERİ
8216
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8172
KARER YAYLASI
9215
KARA MAHMUT
8700
KİĞI'YA DAİR
9217
AYNI YERDE DURUYORUZ
8932
A KUŞAĞI
9134
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10219
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13132
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13023