Reklamı Geç
YAZARLAR
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
Hasan TOSUN
22 Haziran 2026 - Pazartesi 08:27
339 defa okunmuş.

 Bugünkü yazımda,

Ahmet Laçin’e ait “Haval Kadın” başlıklı şiirsel anlatıyı paylaşmak istiyorum.

Bingöl’ümüzün kültürel hafızasında kalmış, çok az bilinen ve zamanla efsaneleşmiş bir yaşantıyı konu alan bu metin; malın, mülkün, gücün ve çokluğun karşısında insanın faniliğini güçlü imgelerle dile getiriyor.

Nesilden nesile aktarılan bir ibret hikâyesi niteliği taşıyan bu anlatı, bir yandan bölgenin sözlü kültürünü yaşatırken diğer yandan “Toprak aldı niceleri.” sözüyle insanın geçiciliğine dair derin bir hatırlatma yapıyor.

İşte Ahmet Laçin’in kaleminden “Bir Tekasür Çığlığı: Haval Kadın”…

Haval kadın, haval kadın,
Yedi oğul, yedi gelin,
Böbürlenip durma sakın,
Toprak aldı niceleri.

1

Mülkle sınandılar; çocukla, çoklukla, güçle…

Hepsi de gelip geçti bu diyardan. 

Kimileri övündüğü toprağa gömüldü, Kimilerinin çığlığı kayalara saplandı.

Haval kadın da bir tekasür çığlığıdır. 

Kapısı ceviz ağacından ve işlemeliydi. 

Ziller çalardı avluya girildiğinde. 

Kabak kemaneler, erbaneler boy boy, sıra sıra… 

Hiçbirini de çalan yoktu.

Yedi oğlu ve yedi gelini vardı. 

On dördünün de sırtı yere gelmez, karnı toktu.

2

Yıldız palasta gözlerini yuman bir çoban, Kepeneğine sarılmış bir türkü mırıldanıyor:

“Ak koyun meler gelir, Dağları deler gelir, Hakikatli yar olsa, Geceyi böler gelir.”

Karaltısı tan yerine düşen bir atlı, Gelip de makûs talihine gülüyor çobanın.

Dostlarından birini daha alıyor, Kürkten halılar yapacak avlusuna.

Kesif bir sessizlik oturuyor sürünün ortasına. 

Bundan böyle bir eksik dinleyecekler bu çobanı.

Ablak suratlı adam…

 Hayır, hayır, bu bir kadın!

Elindeki kendire bağlamış ak koyunu, Gecenin koynunda kıvranan aç çocukların sesini duymayarak, Dörtnalda kayboluyor.

3

Yüreğinin gölünde yüzeyi korku yosunu tutmuş köylüler, Kara sıcağın altında çapa vuruyorlar, Toprağın çorak ve çatlamış suratına.

Mahsul toplama zamanı geldiğinde, Köz köyünün ırgatları Haval Kadın’a bakıyor, Haval Kadın her birine biraz kesik atıyor.

Kızıl güneş boynunu büküp dağların kucağına uzanmaya değin, Karanlık mezar taşlarını örtüyor.

Haval kadın, komşulara:

 “Bana ulaşmaz ölüm.” diyor.

Geçti zaman… 

Toprağa kısır değdi, Mahsule kısır.

Geldi, çarptı veba; yedi oğulun yedisine de.

Ne toprak, ne mahsul, ne mal, ne oğul, ne gelin… 

Ceviz ağaçlı kapıdan gelen tekasür çığlığına yetişemedi.

Biz bu çığlığı kayalardan duyduk. 

Tarlada çit süren öküzler soludu bu çığlığı. 

Irgatlar, isli tencerelerinde kaynattılar. 

Çocuklar, çelik çömlek oynarken fırlattılar.

Bu çığlık da diğerleri gibi tarihin kirli boşluğunda yankılanıp durur.

Şimdi görmüyorsak eğer güçlerini tokuşturanları ve duymuyorsak ceplerini şakırdatanları, bu yankılanan sestendir:

Haval kadın, haval kadın,
Yedi oğul, yedi gelin,
Böbürlenip durma sakın,
Toprak aldı niceleri.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
68
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
150
Rençber Aziz
216
Taner Balat İçin Çaba Gerek
200
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
287
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
271
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
345
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
355
FEYZİ BABA
426
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
499
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
521
KABAĞINDA BİR AHI VAR
447
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2091
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1495
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2122
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1536
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1629
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1552
O’NUN YANLIZLIĞI
1728
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1585
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1558
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1831
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1507
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1617
Bingöl ve 7 Kardeşi
1797
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1903
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1585
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1744
Aynalara Bakalım
1818
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1847
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1696
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3150
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2906
YEĞLEMEK
2767
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8556
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4831
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5292
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5978
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5997
YÖNETİŞİM
5255
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6144
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11207
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8612
SÖZÜN DEĞERİ
8216
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8172
KARER YAYLASI
9214
KARA MAHMUT
8700
KİĞI'YA DAİR
9217
AYNI YERDE DURUYORUZ
8931
A KUŞAĞI
9132
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10217
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13132
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13022