Reklamı Geç
YAZARLAR
Rençber Aziz
Hasan TOSUN
01 Ağustos 2026 - Cumartesi 12:50
389 defa okunmuş.

"Ey yolcu, dur. Otuz iki sene aydınlığın yüzünü görmedim. Aydınlığın değerini bil."

Sesin, insan bedeni, zihni ve ruhu üzerinde etkisi vardır.

İnsan yaşamı ve ruhu üzerinde can sıkıcı, nahoş hâllerin yanı sıra, insanın hoşuna giden çok güzel duygu ve düşüncelerin de varlığının sebebi olan sesin kompozisyonu karşısında şaşırmamak elde değil.

"Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna."
diyen sesin yaşamım üzerinde yaratmış olduğu terapik etki, bu minvalde hatırımdadır.

O nedenle, hatırımda kalan sesin sahibini anmak ve yazmak istedim.

Aşağı Akpınar Köyü'nde (Vusfan) sağlıklı bir bebek olarak dünyaya gelmişti. 

Çok güzel ve şirin bir sabiydi.

Değerli anlamına gelen Aziz adını taktılar. 

Kızamıktan yaşamını yitirerek cennetin kapısından giren kardeşi Mehmet Hanefi'nin kimliğini verdiler ona.

Babaannesinin yaşanmış anlatımları ile yaşamı şekilleniyordu.

Vusfan'dan Çapakçur'a göç ettiklerinde üç yaşındaydı.

O zamanlar yaygın olan bir hastalığa yakalandı.

Başındaki yaralar gözüne de sirayet etti.

Aziz'in gözleri enfeksiyon kaptı.

Mevsim kıştı. 

Hava muhalefeti acımasızca kendini dayatıyordu.

Talihsizlik... Kader, Aziz'e sırtını dönmüştü.

Bin dokuz yüz elli beş yılında, babasının sırtında, doktorun olmadığı Çevlik'te, imkânların yetersiz kaldığı bir zaman diliminde, tıpta geleneksel yöntemler rağbet görüyordu.

Mikropları yok etmek için yer elması yaprağının öğütülüp şeker ile karıştırılması, ilaç olarak kullanılıyordu.

Ayağı taşa değmişti bir kez.

O güzel ve şirin çocuk, bahtsız Mehmet Hanefi'nin...
Tedavi sürecinin olumsuzluğunu Zeynep Köyü'nde Hatun Teyze, yüreği acıyarak dillendirdi.

Hatun Teyze, "Aziz bundan böyle asla göremeyecek." demişti.

Aziz'in dünyası karardı. 

Güneşin aydınlığından ve renklerin sıcaklığından mahrum kalacaktı. 

Renklerin nasıl olduğunu hiçbir zaman bilemeyecekti.

Sevenlerinin "Ah!" ve "Vah!"ları, ona olan şefkatlerinden kaynaklanan acımaları, onu rahatsız ediyordu.

Çok zekiydi, hafızası kuvvetliydi. 

O hâliyle oyunlar oynuyor, kavak ağaçlarına tırmanıyordu.

Kabına sığmayan, tüketilmesi gereken bir enerji ile yaşıyordu sanki. 

Durgun su misali durulduğunda ise daldığı kasvetli düşünceler eşliğinde zaman ilerliyordu.

Asabiydi. 

Bir nefes aldığı tütünün dumanından belliydi aydınlığa olan özlemi.

Düşünüyordu.

Düşüncelerinde sonsuz bir girdabın derinliği seziliyordu.

Babası onu çok seviyordu. 

Ona bir teyp almıştı.

Hafız olmasını istiyordu. 

Çok güzel ezan okurdu.

Depremde annesinin yaralanması, akabinde onu kaybetmesi, Aziz'i bir daha yıkmıştı.

Annesinin ardından, "Bingöl'de kalamam." diyerek Elazığ'a gitti.

Bakımlıydı. 

Giyimine özen gösterir, evden çıkmadan önce kıyafetlerini kontrol ettirirdi.

Renkli gözlüklerini uyurken çıkarırdı.

Aziz'in hafızlığının yanında, çocuk yaşlarda müziğe ilgisi de vardı. 

Şarkı, türkü söylerdi.

Zamanla Bingöl'e sığmaz oldu yüreği; nehir gibi aktı coşkunca.

Onun gibi sanatçı kardeşi Hasan Berdibek'le İstanbul'a, oradan da Almanya'ya gitti.

İstanbul'da kardeşi Hasan'la türkülerle konserden konsere koşuyorlardı.

Altı Nokta Körler Derneği'nin her kademesinde görev alan gayretli aktivistlerdendi.

Aziz, toplumsal sorunlara karşı da duyarsız değildi.

Bu duyarlılık, onun sanatına da yansıdı.

Makûs talihini değiştirmişti. 

O artık ailesinin, Vusfan'ın ve Bingöl'ün bir değeri olarak dünyada kültür elçisi diye biliniyordu, kanaatimce.

İşte o, yaşantısı ve kişiliği ile tüm sevenlerinin gönlünde, sanatıyla zirveyi yakalamıştı.

Maalesef kader çizgisi müsaade etmedi. 

O, yaz mevsiminin hüzünlü serin rüzgârlarının yokluğunda, bin dokuz yüz seksen sekiz yılının temmuz ayında aramızdan ayrıldı.

Aziz'i anlatmada eksik kalan bu satırlar vesilesiyle, Bingöl'ümüzün değeri olan Rençber Aziz'i; "Dılo Dılo" ile Bingöl'ü, "Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna" ile toplumsal sorunları, "Çıra Çıra" adlı eserleriyle ise duyarsızlıkları dile getiren bir sanatçı olarak rahmetle anıyorum.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

SOĞUK ÇEŞME KAVURMASI
78
YAĞMURLU BİR GÜNÜN YÜREĞİ MERHAMETLE DOLU İNSANLARI
138
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
230
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
220
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
274
Taner Balat İçin Çaba Gerek
348
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
431
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
422
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
475
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
468
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
476
FEYZİ BABA
578
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
669
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
683
KABAĞINDA BİR AHI VAR
590
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2230
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1637
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2272
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1680
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1770
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1691
O’NUN YANLIZLIĞI
1868
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1756
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1700
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1969
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1663
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1754
Bingöl ve 7 Kardeşi
1944
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
2028
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1723
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1883
Aynalara Bakalım
1958
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1977
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1825
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3286
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
3037
YEĞLEMEK
2888
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8697
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4956
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5417
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6113
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6132
YÖNETİŞİM
5378
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6265
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11344
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8738
SÖZÜN DEĞERİ
8353
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8306
KARER YAYLASI
9492
KARA MAHMUT
8833
KİĞI'YA DAİR
9356
AYNI YERDE DURUYORUZ
9071
A KUŞAĞI
9256
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10357
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13269
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13157