Reklamı Geç
YAZARLAR
YAĞMURLU BİR GÜNÜN YÜREĞİ MERHAMETLE DOLU İNSANLARI
Hasan TOSUN
21 Ekim 2026 - Çarşamba 09:25
135 defa okunmuş.

Bingöllünün iyiliği, çaresiz bir canın feryadına eğilen yüreğinde pinhandır.

Bu satırlar, Bingöl'de yaşanmış gerçek bir hadiseden ilham alınarak kaleme alındı.

Düşünüyorum...

Yağmurun toprağı rahmete doyurduğu bir gündeyim.

Gök gürültüsünün yüreklere ürperti saldığı bir gündeyim.

Şimşeklerin geceyi gündüze çevirdiği bir gündeyim.

Bingöl'deyim...

Ve görüyorum...

Merhametin...

Vicdanın...

Şefkatin...

İyiliğin nasıl sessizce büyüdüğünü görüyorum.

İki kardeş kedi...

Biri siyah...

Biri beyaz...

Daha geniş bir yaşam alanında yaşayacakları düşüncesiyle yuva edindikleri kapalı alandan uzaklaştırıldılar.

Siyah olan geri döndü.

Döndüğü andan gece yarısına kadar tek bir nefeslik suskunluk yaşanmadı.

Miyavladı...

Mırıldandı...

Yakındı...

Mırladığı her an gözleri konuştu.

Her bakışı aynı cümleyi söylüyordu:

“Kardeşimi bulun...”

Artık duyulan yalnız bir kedinin sesi değildi.

Bir vicdanın çağrısıydı.

Dört ayrı apartmanın balkonlarına ulaştı.

Pencerelerin ardındaki yürekleri titretti.

Kimi avuçlarına mama aldı.

Kimi su bıraktı.

Kimi balkonundan teselli etmek için uzun uzun konuştu.

Kimi gözlerini sokaklardan ayırmadı. 

Kimi huzursuzluğunu kedinin hüznüne emanet etti.

Kimi telefonuna sarıldı.

112 Acil...

İtfaiye...

Hayvan barınağı...

Bir umut...

Bir iz...

Bir can...

Yağmur, bütün ağırlığıyla Bingöl semalarından dökülüyordu.

Şimşekler göğü yarıyordu.

Yıldırımlar, yakın uzak bütün dağları titretiyordu.

Ne sağanak yağmur...

Ne karanlık...

Ne korku...

Hiçbiri insanları geri çeviremedi.

Aradılar...

Yorulmadılar.

Vazgeçmediler.

Bir otomobil durdu.
İçinden inen bir yürek, kendi ağırlığının çok üzerinde demir mazgalları tek başına kaldırmaya çalıştı.

Her kaldırışta umut biraz daha büyüdü.

Melek gibi bir ablanın çantasında eksik olmayan kedi mamaları yine bir canın nasibi oldu.

“Orada kalsaydı...” derken gözlerinde beliren hüzün, merhametin en sessiz cümlesiydi.

Hâkim ağabey...

Sabahın erken saatlerinde de...

Gecenin en derin vaktinde de...

Bingöl'ün elliden fazla noktasında sokak kedilerini doyuran güzel yürek...

Uykusundan uyandırıldı.

Tek düşüncesi, siyah kedinin aç kalmamasıydı.

İyilik, bir avuç mamadır.

Merhamet de uykusundan vazgeçmektir.

Saatler sonra beyaz kedi bulundu.

Korku...

Yalnızlık...

Ayrılığın bıraktığı ürkeklik...

Bir anlık bakış...

Bir kaçış...

Tam umut yeniden kırılacakken bir çocuğun sesi yükseldi.

“Ağabey...

Duvarın altına yüksek bir şey koyalım.

Oradan çıkar.

Bizi gördüğü için kalıyor.”

Çocuk yüreğinin saflığı, nice yetişkin aklının ulaşamadığı yolu gösterdi.

Gece saat iki buçuk...

Beyaz kedinin yakınlarda bulunduğu öğrenildi.

İnsanlar evlerine döndü.

Dualar kaldı.

Umut kaldı.

Bekleyiş kaldı.

Günün ilk ışıklarıyla balkonlardan yükselen sesler, yağmurdan sonra açan güneş kadar güzeldi.

“Çok şükür...”
İki kardeş kavuşmuştu.

O gün sadece kediler değil, vicdan merhametle kavuştu.

Şefkat, umutla birlikte.

İnsan, kendi özündeki güzellikle yeniden buluştu.

Dedelerimizin...

Nenelerimizin...

“Peygamberimizin emaneti.” diyerek sevdiği o masum canlar...

Allah'ın sessiz kullarıdır.

Konuşamazlar.

İsteklerini anlatamazlar.

Acılarını tarif edemezler.

Ama merhamet sahibi yürekler onların dilini anlar.

Bugün Bingöl sokaklarında ellerinde mama kaplarıyla yürüyen kadınlar...

Su taşıyan çocuklar...

Sessizce kedilere mama bırakan erkekler...

Merhametin yaşayan fotoğrafıdır.

Yine de bir eksiklik kalmamalıdır.

Yavru kediler de annelerinin şefkatine muhtaçtır.

Bir bebeğin anne kokusuna duyduğu ihtiyaç ne kadar büyükse...

Bir yavru kedinin annesine duyduğu ihtiyaç da o kadar büyüktür.

İyi niyet, fark edilmeden hüzne dönüşebilir kimi zaman.

Sahiplenmek güzeldir.

Koruyup kollamak güzeldir.

Sevgiyle büyütmek güzeldir.

Fakat zamanı gelmeden yavruları annelerinden ayırmak, iyilik niyetiyle başlayan bir yanlışın görünür yüzü olabilir.

Çocuklara bunu anlatmak...

Büyüklerin en önemli sorumluluklarından biridir.

Merhamet yalnız sevmek değildir.

Merhamet, doğru zamanda doğru dokunuşu bilmektir.

Kaş yaparken göz çıkarmamaktır.

Sevap umuduyla vebale yürümemektir.

Can taşıyan her varlık, Yüce Allah'ın emanetidir.

Türü ne olursa olsun...

Dili bulunmayan...

Eli uzanmayan...

Acısını dillendiremeden yaşayan bütün masumlara uzanan her el, insanlığın en iyi tarafını temsil eder.

Düşünüyorum...

Bingöl'de yaşanan bu hadise, yalnız iki kardeş kedinin kavuşması değildir.

Bingöllünün vicdanıdır.

Merhametin yağmur gibi yeryüzüne döküldüğü gündür.

İnsan olmanın yalnız nefes almak değil, başka bir canın acısını kendi yüreğinde hissedebilmek olduğunu hatırlatan unutulmaz, tutulması gereken bir öğüttür.

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

SOĞUK ÇEŞME KAVURMASI
69
DUVARLARIN İÇİNDE BOŞ ZAMAN YOK
226
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
215
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
272
Rençber Aziz
384
Taner Balat İçin Çaba Gerek
346
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
428
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
415
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
473
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
466
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
473
FEYZİ BABA
572
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
664
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
674
KABAĞINDA BİR AHI VAR
587
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2223
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1635
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2269
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1676
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1767
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1684
O’NUN YANLIZLIĞI
1864
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1753
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1694
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1967
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1661
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1748
Bingöl ve 7 Kardeşi
1938
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
2027
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1720
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1879
Aynalara Bakalım
1956
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1972
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1821
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3280
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
3033
YEĞLEMEK
2885
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8692
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4953
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5413
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
6107
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
6126
YÖNETİŞİM
5372
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6262
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11337
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8733
SÖZÜN DEĞERİ
8351
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8301
KARER YAYLASI
9482
KARA MAHMUT
8830
KİĞI'YA DAİR
9351
AYNI YERDE DURUYORUZ
9066
A KUŞAĞI
9253
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10354
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13264
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13153