Reklamı Geç
YAZARLAR
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
Yusuf ALİOĞLU
16 Nisan 2021 - Cuma 14:55
5308 defa okunmuş.

 

İşte bir Ramazan ayı daha zamanın hazırında; gönlümüzün huzurunda.

 

İşte insanlar arasında döndürülüp duran günlerden, Allah’ın günlerinden bir zaman demeti daha şuur tünelimizin ucunda.

 

İşte zikre yoğunlaştıran ‘zamanın idrak incisi, dönerek ve yönelerek sebebe, ‘sebep ey’ deme’ (E.Bayazıt) makamında.

 

Dürbünden bakmadan, aramıza mesafeler koymadan, şeytanlarımıza aldırmadan açalım kapımızı; açalım yerlerin kapalı kapılarını göklerin ardına kadar açık kapılarına.

 

Tereddüt geçirmeden, modern sancılara kapılmadan, kim var diye sağa sola bakmadan (N.Fazıl) açalım akletmeyi unutmuş kalplerimizin kapılarını.

 

Dokunmaya cesaretimizi yitirdiğimiz metruk ve mehcur odacıklarımızın kapılarını, merhametin kalbinin attığı kutlu zamanlara açalım.

 

Duvarlarına Allah ve Peygamber yazmayı bir dünya görüşü düzeyinde terk ettiğimiz dahası modernlik adına endişe ve mahcubiyet duyduğumuz tefekkür, tezekkür, tedebbür odalarımızı açalım.

 

Liberal sarhoşluklardan ‘Rahman’ demeye çekindiğimiz dudaklarımıza zamanın bilinç sarkacını dokunduralım.

 

Ulus söylencesinde saklı yanılgılarla ‘Rahim’ demeye sıkıldığımız dimağlarımıza ‘zamanın ümmeti’ Ramazan ayını okuyalım.

 

Seküler aymazlıklarda yitirdiğimiz değerler adına ‘hey’ diyerek doğrulalım, yekinelim, yürüyelim.

 

Dünyalı olma telaşından insan olmayı unuttuğumuz yanlarımıza Ramazan ayının serin kokularını, dirilten muştularını sürelim.

 

Biriktirme telaşından paylaşma bilincini terk ettiğimiz kırılma noktalarımıza Ramazan ayının ıslah edici yanlarını sürelim.

 

Siyaset telaşından kendi olma doğallığını yitiren yüzlerimize ve karakter iflası ile irtifa kaybeden ruhlarımıza, asla rücu ettiren Ramazan iksirleri sürelim.

 

Kariyer telaşından yetimi ve miskini, fakiri ve muhtacı kovduğumuz hayatlarımızın kurak yerlerine Ramazan ayının yeşil vahalarını sürelim.

 

Çünkü idrak ve sorumluluk yetileri ile farklılaşan, yabancılaşan, mankurtlaşan insanı zamanın seyyahı kılacak bir sarkaçtır Ramazan ayı.

 

Çünkü rabbinden kelimeler demeti ile affın sınır kapılarında bekleyen insanoğlunu aşağıların aşağısı olmaktan kurtaran Nuh’un gemisidir Ramazan ayı.

 

Çünkü ‘insanı ve eşyayı cismaniyetinden koparan’ (S. Karakoç) düzenlere ‘hayır’ diyebilen genç eylemcilerin sığındığı mağaradır Ramazan ayı.

 

Ramazan ayı;

 

Alnımıza her kadim topluluktan yansıyan bir eylem ışıltısıdır;

 

İdrakimize her zaman biriminden dolup taşan bilinç çığlığıdır;

 

Kalbimize her coğrafyadan yetişen isyan ahlakıdır, ahlak devrimciliğidir;

 

Sebat ve istikrar sembolü olarak karakterlerimize akan kimlik arayışıdır Ramazan ayı.

 

Hac, insanın mekan ile diyaloğu ise ramazan ayı, insanın zaman ile mümkün ve mütenahi diyaloğudur.

 

Hac, mekan metaforu üzerinden zamanın çağıltısı ise Ramazan ayı, zaman metaforu üzerinden mekanın çağıltısıdır.

 

Ramazan ayı, insanı zamanda derinleştiren ve yetkinleştiren bir mürebbidir.

 

Lineer ve mekanik zaman tünellerinden çıkaran;

 

 ‘Bizi yok eden yegane şey zamandır’ diyen dehriyyun determinizminden koparan;

 

 Zamanda özgürleştiren zaman metaforudur.

 

Namaz, insanın günlük kulluk periyoduna dair bir akıl, ruh ve beden eylemi ise oruç, insanın yıllık kulluk periyoduna dair akıl, ruh ve beden eylemidir.

 

Ramazan, zamanı omuzlama; zamanla ve zamanda yükselme eylemidir.

 

Sadaka ve zekat, toplumsal iklimde dışa kıvrık bir tebessüm yaratma çabası; oruç, ruhsal derinliklerde içe kıvrık bir tebessüm yaratma çabasıdır.

 

Teknolojik atıklarla ruhu çöplüğe dönen e-insanın, kendinde içkin pastoral karakterler yaratma ve yaşatma fırsatıdır Ramazan.

 

Cihad, çağın kültür kolonyalizmine ve zalim yöneticilerine hakikatin ve adaletin, eşitliğin ve özgürlüğün sesi olarak gürleme; oruç ise nefsin vesveselerine, aldatıcılığına, tembelliğine ve inkarcılığına karşı itaatin, ibadetin ve şakilenin tatmin olmuş gür sesidir.

 

Kendisine gürleyemeyenin başkasına gürleme şansı ve başarısı olamaz.

 

Sahici karakterler (C. Meriç) üzerinden ahlak savaşı veremeyenler ahlak elçiliğiyapamaz.

 

Nefsinin geleneksel ve modern tortularından bilgi ve eylem, iman ve salih amel, adalet ve eşitlik, özgürlük ve hukuk araçları ile azadlık alamamışların manifestoları sığ ve bodurdur.

 

‘Bir dünyaya kulak kesilip diğer bütün dünyalara sağır kesilenler‘ (İ.Özel) özgün dünyalar, özgün ütopyalar, paxislamica, hukuk devleti, daru-s selam/saadet inşa edemezler.

 

İliklerimize kadar seküler vesveseler ve profan virüsler ile işgal edildiğimiz bir zamanda, arınmayı dileyenler için Urvet-ul Vuska’dır Ramazan ayı.

 

Damarlarımızda kan olup akan şeytan ve dostlarına (M.Alagaş) karşı en büyük panzehirdir Ramazan ayı.

 

Dört yanımızın zulüm ve ahlaksızlık ile dolduğu bir dünyada, ‘Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş’ olan bir imkandır Ramazan ayı.

 

Merhametsiz dünyaya ‘nisan yağmuru’ olup rahmet akıtan Ramazan ayına merhaba.

 

Adınız
Yorumunuz
Hiç yorum yapılmamış.

Diğer Yazıları

AYDINLIK 'AYDIN' YÜZLERLE GELİR
233
GREGOR İSİMLİ BÖCEKLERLE DOLU GÜNDELİK HAYAT
1099
KIRK YAŞ TÜRKÜSÜ
1012
Biriktirdiklerim -8-
992
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
1061
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1198
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
1238
YUSUF'UN BABASI
1156
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1140
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1595
GÖSTERİ TOPLUMU
1751
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1784
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2269
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2801
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2192
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2182
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2411
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2766
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3638
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2655
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3583
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2887
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6800
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2268
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2618
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4785
Köprüler ve Çamurlu Sular
4047
Biriktirdiklerim-7-
3727
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4431
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3334
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3237
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
4078
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3674
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3186
“Ben de adayım”
3270
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3807
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2911
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3095
Biriktirdiklerim-6
2836
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3205
Engerek Soyu
3668
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5188
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3834
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4417
Libası İdrarlı Adamlar
4402
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5634
‘Ey kötülük!’
3847
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4825
'Sıkıntı yok!'
4352
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4498
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4171
Hakikate Tanıklık Nedir?
4181
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4794
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6107
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8693
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6739
Harf Eken Kelime Biçer
7642
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5519
Çekilin aradan, maradan...
7287
'Biraz da ben konuşayım'
6476
‘Apaçık’ Şiir
6436
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6617
Kitaplar Dolusu Susmak...
5609
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6646
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
16109
Biriktirdiklerim -5-
4543
Biriktirdiklerim -4-
4907
Biriktirdiklerim -3-
5088
Parayı Nereye Yatırmalı?
4895
Biriktirdiklerim -2-
5117
Biriktirdiklerim -1-
5319
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6637