Hasan TOSUN KABAĞINDA BİR AHI VAR
Yazı Detayı
03 Mayıs 2026 - Pazar 15:40 Bu yazı 6 kez okundu
 
KABAĞINDA BİR AHI VAR
Hasan TOSUN
 
 

Kasabanın üzerine çöken o sabah, güneş henüz ufka elini sürmemişti.

Göğün paslı kırmızısı, kaderin önceden yazıldığı bir sayfanın kenarından sızıyor gibiydi.

Rüzgâr, berber dükkânının camına dokundu; eski bir masalı hatırlatan ince bir inilti bıraktı.
Kapı ağır ağır açıldı.

İçeri, vakitlerin gerisinden yürüyerek gelmiş bir derviş girdi.

Adımları, toprağa söylenen bir şükür kadar sakindi.

“Vur usturayı, berber efendi,” dedi.

Sesi, çöl kabuğundan kopan kumların sıcaklığını taşıyordu.

Berber usturayı suya batırırken dervişin yüzündeki huzur onu tedirgin etti. 

Çünkü o yüz, yeryüzünün gürültüsünü çoktan terk edenlerin yüzüydü.

Tam o anda sokağı yaran bir narayla sessizlik çatladı.

Kasabanın kabadayısıydı. Girdiği her yere ağırlığını değil, taşın bile taşıyamayacağı bir hoyratlığı bırakırdı.

Kapıyı savurarak içeri girdi.

Dervişi görünce, yılların çürüttüğü kibirle güldü.

“Çekil bakalım, kabak!

Biz tıraş olacağız!”

Sözleri, dervişin sabrına çarpıp geri dönen kör taşlar gibiydi.

Derviş sustu.

Sükûtu, kelimeden keskin bir cevaptı.

Kabadayının dili tıraş boyunca yorulmadı:

“Kabak aşağı… kabak yukarı…”

Her söz, kara kuş gibi havalanıyor; dervişin kalbine yaklaşsa da sükûtun kapısına çarpıp düşüyordu.

Dervişin bakışı, duvar köşesinde unutulmuş kabak oyma lambada durdu.

Lambanın ışığı, yıllardır tuttuğu nefesi bırakır gibi titredi.

Berber, yaklaşan bir hükmün ayak seslerini duyar gibi ürperdi.

Tıraş bitti.

Kabadayı çıktı.

Rüzgâr yön değiştirdi; kasabanın kaderini önüne kattı.

Yokuştan inen at arabasının tekeri, hızını başka bir iradeden almış gibiydi.

Kabadayıyı altına aldı.

Savurdu.

Susturdu.

Toz bulutu dağılınca berber dizlerine hâkim olamadı.

“Derviş efendi…

Bu kadar ağır, bu kadar ani… bu kadar acımasız olması…”

Derviş gözlerini kapadı. Göğün kuytusundan bir nefes çekti.

“Ben ona gücenmedim,” dedi.

“Hakkımı da helâl etmiştim.

Lâkin bilmez misin…

Her kelimenin bir vakti, her alayın bir izi, herkesin bir kapısı vardır.

Her kapının ardında da onu gözeten bir sahip…”

Sonra lambaya döndü.

Unutulmuş kabak, yanmakta olan bir sır gibi ışıldıyordu.

“Kabak gücenmiş olmalı,” diye fısıldadı.

“Onun da bir sahibi var.”

Gece, hikâyeyi tamamlamak ister gibiydi.

Gökyüzü örtüsünü kapadı.

Yıldızlar sustu.

Kasaba, görünmez bir mahkemenin eşiğinde bekler gibi ağır bir sessizliğe gömüldü.

Yaşlı kadınlar rüyalarında kabakların konuştuğunu anlattı.

Çocuklar evlerinin önünde kendi kendine dönen testiler gördü.

Rüzgâr, taş duvarların ardından yürütülen gizli bir celseyi anlatıyordu. 

Adalet, alayın ve kibirin hesabını görüyordu.

Derviş gecenin en ağır saatinde kasabanın dışındaki tepeye çıktı.

Başını göğün kapalı kubbesine kaldırdı.

“Yaradan yardır,” dedi.

“Sanma ki zalimin ettiği kârdır.

Mazlumun ahı… indirir şahı.”

Kâinat bu sözü bağrına bastı.

Ertesi sabah kasaba uyandığında, berber dükkânının önündeki kabak oyma lamba ışıl ışıl yanıyordu.

Işığı, sabah güneşini gölgede bırakıyordu.

Kasabalılar konuşmadı.

Çünkü hepsi aynı hakikati hissetti:

Dünyada hiçbir şey sahipsiz değildir.

Ne bir söz…

Ne bir gönül…

Ne de bir kabak.

İlahi adalet bazen en yumuşak şeyin içinden doğar; hiç beklenmeyen bir nesnenin kalbinde saklanır.

Vakti gelince onu hiçbir el durduramaz.

O gün, o dükkânda, bir tek kelimenin kırgınlığında dolmuştu vakit.

 
Etiketler: KABAĞINDA, BİR, AHI, VAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
22 Aralık 2025
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
1740 Okunma.
15 Aralık 2025
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1132 Okunma.
24 Kasım 2025
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
1625 Okunma.
19 Kasım 2025
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1203 Okunma.
13 Kasım 2025
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1298 Okunma.
07 Kasım 2025
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1240 Okunma.
30 Ekim 2025
O’NUN YANLIZLIĞI
1359 Okunma.
23 Ekim 2025
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1221 Okunma.
16 Ekim 2025
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1243 Okunma.
07 Ekim 2025
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1468 Okunma.
29 Eylül 2025
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1189 Okunma.
18 Eylül 2025
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1302 Okunma.
13 Eylül 2025
Bingöl ve 7 Kardeşi
1437 Okunma.
08 Eylül 2025
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1554 Okunma.
05 Eylül 2025
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1281 Okunma.
01 Eylül 2025
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1386 Okunma.
21 Ağustos 2025
Aynalara Bakalım
1435 Okunma.
28 Mayıs 2025
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1532 Okunma.
25 Mayıs 2025
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1379 Okunma.
20 Ekim 2023
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
2832 Okunma.
02 Ekim 2023
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2622 Okunma.
20 Eylül 2023
YEĞLEMEK
2469 Okunma.
13 Haziran 2023
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8234 Okunma.
23 Mayıs 2023
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4493 Okunma.
01 Mayıs 2023
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
4983 Okunma.
06 Nisan 2023
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5641 Okunma.
20 Mart 2023
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5675 Okunma.
15 Mart 2023
YÖNETİŞİM
4972 Okunma.
16 Şubat 2023
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
5824 Okunma.
23 Ağustos 2022
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
10884 Okunma.
08 Ağustos 2022
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8317 Okunma.
02 Ağustos 2022
SÖZÜN DEĞERİ
7914 Okunma.
26 Temmuz 2022
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
7862 Okunma.
18 Temmuz 2022
KARER YAYLASI
8704 Okunma.
12 Temmuz 2022
KARA MAHMUT
8392 Okunma.
04 Temmuz 2022
KİĞI'YA DAİR
8880 Okunma.
29 Haziran 2022
AYNI YERDE DURUYORUZ
8625 Okunma.
23 Haziran 2022
A KUŞAĞI
8778 Okunma.
08 Haziran 2022
Çapakçur' dan Bingöl 'e
9924 Okunma.
26 Nisan 2022
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
12827 Okunma.
24 Mart 2022
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
12703 Okunma.
Haber Yazılımı