Hasan TOSUN Rençber Aziz
Yazı Detayı
01 Ağustos 2026 - Cumartesi 12:50 Bu yazı 218 kez okundu
 
Rençber Aziz
Hasan TOSUN
 
 

"Ey yolcu, dur. Otuz iki sene aydınlığın yüzünü görmedim. Aydınlığın değerini bil."

Sesin, insan bedeni, zihni ve ruhu üzerinde etkisi vardır.

İnsan yaşamı ve ruhu üzerinde can sıkıcı, nahoş hâllerin yanı sıra, insanın hoşuna giden çok güzel duygu ve düşüncelerin de varlığının sebebi olan sesin kompozisyonu karşısında şaşırmamak elde değil.

"Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna."
diyen sesin yaşamım üzerinde yaratmış olduğu terapik etki, bu minvalde hatırımdadır.

O nedenle, hatırımda kalan sesin sahibini anmak ve yazmak istedim.

Aşağı Akpınar Köyü'nde (Vusfan) sağlıklı bir bebek olarak dünyaya gelmişti. 

Çok güzel ve şirin bir sabiydi.

Değerli anlamına gelen Aziz adını taktılar. 

Kızamıktan yaşamını yitirerek cennetin kapısından giren kardeşi Mehmet Hanefi'nin kimliğini verdiler ona.

Babaannesinin yaşanmış anlatımları ile yaşamı şekilleniyordu.

Vusfan'dan Çapakçur'a göç ettiklerinde üç yaşındaydı.

O zamanlar yaygın olan bir hastalığa yakalandı.

Başındaki yaralar gözüne de sirayet etti.

Aziz'in gözleri enfeksiyon kaptı.

Mevsim kıştı. 

Hava muhalefeti acımasızca kendini dayatıyordu.

Talihsizlik... Kader, Aziz'e sırtını dönmüştü.

Bin dokuz yüz elli beş yılında, babasının sırtında, doktorun olmadığı Çevlik'te, imkânların yetersiz kaldığı bir zaman diliminde, tıpta geleneksel yöntemler rağbet görüyordu.

Mikropları yok etmek için yer elması yaprağının öğütülüp şeker ile karıştırılması, ilaç olarak kullanılıyordu.

Ayağı taşa değmişti bir kez.

O güzel ve şirin çocuk, bahtsız Mehmet Hanefi'nin...
Tedavi sürecinin olumsuzluğunu Zeynep Köyü'nde Hatun Teyze, yüreği acıyarak dillendirdi.

Hatun Teyze, "Aziz bundan böyle asla göremeyecek." demişti.

Aziz'in dünyası karardı. 

Güneşin aydınlığından ve renklerin sıcaklığından mahrum kalacaktı. 

Renklerin nasıl olduğunu hiçbir zaman bilemeyecekti.

Sevenlerinin "Ah!" ve "Vah!"ları, ona olan şefkatlerinden kaynaklanan acımaları, onu rahatsız ediyordu.

Çok zekiydi, hafızası kuvvetliydi. 

O hâliyle oyunlar oynuyor, kavak ağaçlarına tırmanıyordu.

Kabına sığmayan, tüketilmesi gereken bir enerji ile yaşıyordu sanki. 

Durgun su misali durulduğunda ise daldığı kasvetli düşünceler eşliğinde zaman ilerliyordu.

Asabiydi. 

Bir nefes aldığı tütünün dumanından belliydi aydınlığa olan özlemi.

Düşünüyordu.

Düşüncelerinde sonsuz bir girdabın derinliği seziliyordu.

Babası onu çok seviyordu. 

Ona bir teyp almıştı.

Hafız olmasını istiyordu. 

Çok güzel ezan okurdu.

Depremde annesinin yaralanması, akabinde onu kaybetmesi, Aziz'i bir daha yıkmıştı.

Annesinin ardından, "Bingöl'de kalamam." diyerek Elazığ'a gitti.

Bakımlıydı. 

Giyimine özen gösterir, evden çıkmadan önce kıyafetlerini kontrol ettirirdi.

Renkli gözlüklerini uyurken çıkarırdı.

Aziz'in hafızlığının yanında, çocuk yaşlarda müziğe ilgisi de vardı. 

Şarkı, türkü söylerdi.

Zamanla Bingöl'e sığmaz oldu yüreği; nehir gibi aktı coşkunca.

Onun gibi sanatçı kardeşi Hasan Berdibek'le İstanbul'a, oradan da Almanya'ya gitti.

İstanbul'da kardeşi Hasan'la türkülerle konserden konsere koşuyorlardı.

Altı Nokta Körler Derneği'nin her kademesinde görev alan gayretli aktivistlerdendi.

Aziz, toplumsal sorunlara karşı da duyarsız değildi.

Bu duyarlılık, onun sanatına da yansıdı.

Makûs talihini değiştirmişti. 

O artık ailesinin, Vusfan'ın ve Bingöl'ün bir değeri olarak dünyada kültür elçisi diye biliniyordu, kanaatimce.

İşte o, yaşantısı ve kişiliği ile tüm sevenlerinin gönlünde, sanatıyla zirveyi yakalamıştı.

Maalesef kader çizgisi müsaade etmedi. 

O, yaz mevsiminin hüzünlü serin rüzgârlarının yokluğunda, bin dokuz yüz seksen sekiz yılının temmuz ayında aramızdan ayrıldı.

Aziz'i anlatmada eksik kalan bu satırlar vesilesiyle, Bingöl'ümüzün değeri olan Rençber Aziz'i; "Dılo Dılo" ile Bingöl'ü, "Vay vay vay vay, vay vay ninna vay ninna" ile toplumsal sorunları, "Çıra Çıra" adlı eserleriyle ise duyarsızlıkları dile getiren bir sanatçı olarak rahmetle anıyorum.

 
Etiketler: Rençber, Aziz,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
11 Eylül 2026
SÖZLERDEN ESERLERE: KADİR ÇİNTAY’IN BİNTSO YOLCULUĞU
70 Okunma.
20 Ağustos 2026
ARAMADI, KAYBETTİ; ÖZÜNÜ BULAMADI HÂLİYLE
152 Okunma.
22 Temmuz 2026
Taner Balat İçin Çaba Gerek
201 Okunma.
14 Temmuz 2026
VERİLMESİ GEREKEN İKİ KELİMELİK BİR TALİMAT : TANER’İ BULUN
291 Okunma.
02 Temmuz 2026
MURAT NEHRİ KADAR UZUN BİR BEKLEYİŞ: TEAMÜLLERİN GÖLGESİNDE UMUT
274 Okunma.
22 Haziran 2026
BİR TEKASÜR ÇIĞLIĞI: HAVAL KADIN
340 Okunma.
10 Haziran 2026
KİMSENİN YANMASINA GEREK YOK
346 Okunma.
01 Haziran 2026
SÜZGEÇTEN GEÇEN AYDINLIK
356 Okunma.
23 Mayıs 2026
FEYZİ BABA
427 Okunma.
18 Mayıs 2026
ARKA SOKAK: GÖRÜNMEYEN EMEK
500 Okunma.
10 Mayıs 2026
BİR ÇAY, BİR TESBİH, BİR TUTAM HATIRA GERİYE KALAN
521 Okunma.
03 Mayıs 2026
KABAĞINDA BİR AHI VAR
449 Okunma.
22 Aralık 2025
MUHATABININ YÜREĞİNE DEĞMEYEN DOĞRU
2091 Okunma.
15 Aralık 2025
BİR HAMLEDE BÜYÜMEK
1495 Okunma.
24 Kasım 2025
BİR ÖĞRETMENİN AYAK İZİ O ÜLKENİN GELECEĞİDİR
2123 Okunma.
19 Kasım 2025
AYDIN'IN ŞAFAĞI
1538 Okunma.
13 Kasım 2025
BİNGÖL OVASI'NDA YÜKSELEN IŞIK
1631 Okunma.
07 Kasım 2025
DOĞAYLA YENİDEN KONUŞMAK
1553 Okunma.
30 Ekim 2025
O’NUN YANLIZLIĞI
1730 Okunma.
23 Ekim 2025
ŞELALENİN DÜŞÜŞÜ KADAR GÜR, GÖYNÜK SUYU KADAR DERİN
1587 Okunma.
16 Ekim 2025
GÖLÜN AYNASINDA ZAMAN
1559 Okunma.
07 Ekim 2025
GÖLGE NE KADAR UZUNSA, IŞIK HEP GEÇ KALIR
1833 Okunma.
29 Eylül 2025
SESİMİ DUYAN VAR MI?
1509 Okunma.
18 Eylül 2025
KİĞI'NIN KADERİNE DOKUNAN HİKMETLİ EL
1618 Okunma.
13 Eylül 2025
Bingöl ve 7 Kardeşi
1798 Okunma.
08 Eylül 2025
Ali ATAMIŞ'IN ARDINDAN - SESSİZCE GİDEN BİR IŞIK
1906 Okunma.
05 Eylül 2025
TEMİZ SUYA ERİŞİM, İNSAN OLMANIN ASGARİ ŞARTIDIR
1588 Okunma.
01 Eylül 2025
VİCDAN ve MERHAMET HERKESE NASİP OLMAZ
1746 Okunma.
21 Ağustos 2025
Aynalara Bakalım
1820 Okunma.
28 Mayıs 2025
SEÇİLMEK BİR ÇOĞUMUZUN YÜREĞİNDE BİR UKDE OLARAK KALDI
1849 Okunma.
25 Mayıs 2025
ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN
1697 Okunma.
20 Ekim 2023
MUHTAR, MAHALLENİN GÖREN GÖZÜ, DUYAN KULAĞI, KONUŞAN SESİDİR.
3152 Okunma.
02 Ekim 2023
VASİYETNAME - ÖĞÜT -
2907 Okunma.
20 Eylül 2023
YEĞLEMEK
2769 Okunma.
13 Haziran 2023
GERÇEK İYİLİK , YARDIM EDİLENİ MİNNET ALTINDA BIRAKMAYAN İYİLİKTİR.
8557 Okunma.
23 Mayıs 2023
UNUTMUŞTUK SİZLERİ, BİZLERİ BIRAKIP GİTTİĞİNİZİ
4833 Okunma.
01 Mayıs 2023
BİNGÖL GELECEK NESİLE BORCUNU ÖDEMEKLE MÜKELLEFTİR.
5296 Okunma.
06 Nisan 2023
AYNI YERDE DURUYORUZ UNUTMA,HATIRLA.
5981 Okunma.
20 Mart 2023
MEBUS OLMAK İSTİYORUM.
5998 Okunma.
15 Mart 2023
YÖNETİŞİM
5257 Okunma.
16 Şubat 2023
KIRILAN YÜREĞİMİZİN ve BENLİĞİMİZİN FAYLARI AYNI ZAMANDA.
6146 Okunma.
23 Ağustos 2022
TEMİZ BİNGÖL BİZİM ELLERİMİZDE
11209 Okunma.
08 Ağustos 2022
BİNGÖL'DE SATRANÇ
8614 Okunma.
02 Ağustos 2022
SÖZÜN DEĞERİ
8217 Okunma.
26 Temmuz 2022
BİR GÖÇ DAHA NOKTASI (.) OLMAYAN "ÇOK UZAKTA ÇOK YAKINSIN"
8173 Okunma.
18 Temmuz 2022
KARER YAYLASI
9216 Okunma.
12 Temmuz 2022
KARA MAHMUT
8701 Okunma.
04 Temmuz 2022
KİĞI'YA DAİR
9218 Okunma.
29 Haziran 2022
AYNI YERDE DURUYORUZ
8933 Okunma.
23 Haziran 2022
A KUŞAĞI
9135 Okunma.
08 Haziran 2022
Çapakçur' dan Bingöl 'e
10220 Okunma.
26 Nisan 2022
BİZİ YÖNETENLER VE ÇALIŞANLARA DAİR
13132 Okunma.
24 Mart 2022
SEVGİLİ KIZIM DOĞA SU
13024 Okunma.
Haber Yazılımı