Yusuf ALİOĞLU ‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yazı Detayı
18 Şubat 2023 - Cumartesi 10:01 Bu yazı 2271 kez okundu
 
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yusuf ALİOĞLU
 
 

 

Medyanın dili hakikaten zihni karışıklığın, istikametsizliğin, zaman ve mekana çağ dışından ışınlanmanın sonucu olarak problemli bir dil.

 

Daha yakından bakıldığında bu dilin, kendisini kuran, kurgulayan, üreten, sürdüren, bağımsız, özgün, özgür ve bilinç halinde bir dil olmadığı da görülür.

 

Aynı şekilde yaşadığı toplumun kılcallarına uzanamayan, hassasiyetlerine kulak kabartamayan, sınırlarını yoklayamayan, enine ve boyuna uzanan sosyal çizgilerini yerel alfabelerle okuyamayan bir aklın ürünü olduğu da vakıa.

 

Sadece merak kabartan anonslar, dedikodu hücrelerini harekete geçiren salgılar, tek kullanımlık yetenekleri gıdıklayan uyarıcılar ve ötekine ait özeli kurcalamanın dayanılmaz hafifliğine tutulmuş sentetik bir dil.

 

Abone sayıları, beğeni rakamları,  tıklanma oranları, reyting istatistikleri ve izlenme rekorları gibi renklendiriciler ve tatlandırıcılarla suni lezzetler, alışkanlıklar, bağımlılıklar, emraz-ı ictimaiye yaratan konvansiyonel bir dil.

 

Muasırlıktan, medenilikten, modernleşmeden dem vuranların kör ve sağır kesildikleri, ağyar sosyolojine sömürge muamelesi yapan; kılıçtan, afyondan ve prangadan kırma buyurgan, aşağılayıcı bir dil.

 

Teknoloji ve bilgi akış merkezlerinin de ithal ikame olduğunu düşününce medya denilen gücün üzerine palazlandığı zeminin niteliği yani medya dilinin mekânsal mahiyeti, beslenme ve büyüme koşulları daha iyi anlaşılıyor.

 

İletişim dünyasının dezenformasyon yani çarpıtma, abartma, karartma, yalan haber türünden bir karakterle kamuoyunu yönlendirdiği yoğun örnekler yaşamaya devam ediyoruz.

 

Bu meyanda; ‘madencilerin cansız bedenine ulaşıldı’, ‘düzensiz göçmenlerin cansız bedenlerine ulaşıldı’, ‘yalnız yaşayan adamın cesedine ulaşıldı’, ‘terk edilen yaşlı çitfin cesedine ulaşıldı’, ‘şiddet mağduru kadının cesedine ulaşıldı’ gibi sıkça karşılaştığımız ve yakın zamanda da örneğini yaşadığımız bir haberin başlığını irdelemek istiyorum.

 

Başlık şöyle: ‘Yaşlı adamın cansız bedenine ulaşıldı.’

 

Okuyucu son derece basit gözüken bu türden başlıkları nasıl okumalıdır?

 

Soru şöyle de sorulabilir: ‘Bu tür haberlerde gösterilmek istenen nedir?’ ya da ‘Bu tür haberlerde vicdan sahipleri hangi ayrıntıları görmelidir?’

 

‘Cansız bedene ulaşıldı’ başlığı ile sadece son kareyi mi görmeliyiz yoksa can halinden cansızlık haline akan muhtemel trajik öykülere de kulak kesilmeli miyiz? Diğer yandan açıkça son kareyi önemsediğini deklare eden haberin ‘değer yüklemesinden’ bihaber mi kalmalıyız yoksa cansızlığı cana önceleyen itiraf vahametine şahitlik mi etmeliyiz?

 

Gerçekten de büyük bir itiraf?

 

Medyanın da teşnesi ve tetikçisi olduğu, adalet ve merhametten yoksun sistemin ürettiği ifrazattan bir itiraf yumağı ile karşı karşıyayız.

 

Canlı bedenlere ulaş/a/mayanların, can taşıyan bedenleri ihmal edenlerin acı itirafı.

 

Candan cana yol bulamayanların usulen kurduğu omurgasız cümlelerden bir cümle.

 

Sadaka mesabesindeki bir selamı, bir tebessümü dahi çok görenlerin endüstriyel tepkileri.

 

 ‘Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir’ ilkesini asla bilinç düzeyinde karşılamamış ve komşusunu daima din, mezhep, ırk, bölge, parti, dernek, ideoloji gibi kategorilerle tanımlayarak yakınlık ve uzaklık ilişkilerini buna göre kurmuş gönüllü kulların mistik, etnik ve seküler aymazlıkları.

 

‘Sağ elin verdiğini sol elin duymaması gerekir’ ilkesini amuda kaldırıp, verdiklerine bedeninin her azasını, yetmedi toplumun tüm duyargalarını şerik kılan bir kurnazlık.

 

Haberlerin yarattığı algı sınırlarına hapsolan ve kapıldıkları akışkan hayat içinde ötekinin varlığını başka evrenlerin konusuna dönüştüren hazcı, hızcı, konforcu, iktidarcı, anamalcı aparatların tepkisi.

 

Canlı iken haber konusu olamamış eşref-i mahlukun ölümle birlikte bedeninin iğdişlenmesi, işgal edilmesi, paçavraya çevrilmesi, kamera manipülatörlerinin ve mikrofon provokatörlerinin elinde bir haber nesnesine indirgenmesidir olay.

 

Bu tablo diğer yandan, sokaklarda akan hayatı ıskalamış hakim kültürün hal-i pür melalidir.

 

Her insana salt militan/partizan, salt mürit, salt seçmen, salt emekçi, salt göçmen, salt müşteri, salt üye, salt taraftar olarak bakan kategorileştirici, dışlayıcı, ötekileştirici bakışın tezahürüdür.

 

Siyaset yapma yoğunluğundan, her konuda konuşma ve sağa sola cevap yetiştirme telaşından, ‘uzman insan’ olma pozlarından düşünmeye fırsat bulamayanların, bir an durup etrafına bakamayanların, bir tomurcuğun nasıl patladığını göremeyenlerin resmidir.

 

Sanayi devriminin iktidar dolayımında bedene indirgediği insan ilişkilerini sürdüren binlerce yılın yabancısı otoriter bir dil. Canlıyken de cansızken de sadece bedene odaklanmış ve her ikisini de kullanılıp atılacak metaya dönüştürmüş bir dil.

 

Bir taştan, bir bitkiden, bir hayvandan değil, düşünebilen yegane varlık olarak insandan haber verdiğini bilmeyen müzmin gaflet hali ile malul bir dil.

 

Canlı bedenlere, yani tepki veren, ‘evet’ veya ‘hayır’ diyebilen, öneri sunabilen, mutluluğunu ve hüznünü, beğenilerini, beklentilerini, kaygılarını ve eleştirilerini seslendirebilen bedenlere ulaşamayanlar yankı veremeyen cansız bedenlere ulaşabilirler mi?

 

Hem ulaşsalar ne olur ki?

 
Etiketler: ‘Cansız, Bedene, Ulaşıldı’, Ne, Demek?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
156 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
1331 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
1362 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2042 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
2745 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
1935 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
2830 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2079 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6016 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
1633 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
1770 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4028 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3375 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3119 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
3570 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
2701 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
2436 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3376 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3025 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
2472 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
2641 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3082 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
2448 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2258 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
2550 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3027 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
4433 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3092 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
3778 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
3685 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
4958 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3204 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4086 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
3774 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
3880 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
3554 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
3553 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
3927 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
5455 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
7997 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6048 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
6981 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
4859 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
6701 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
5577 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
5728 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
5976 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
4897 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
4466 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6003 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
13898 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
3902 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4238 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
4415 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4273 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
4515 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
4656 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
5871 Okunma.
Haber Yazılımı