Yusuf ALİOĞLU ‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
Yazı Detayı
18 Şubat 2023 - Cumartesi 09:56 Bu yazı 3202 kez okundu
 
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
Yusuf ALİOĞLU
 
 

 

Uzamış bir ölüm anı gibi yaşıyoruz. Feryat üstüne feryat birikiyor gırtlaklarda. Yası tutulamayan hayatlarla dolu fotoğraf albümleri. Bir sınır kapısı gibi bedenimiz. Paçavraya çevrilmiş sağımız solumuz. Kirleniyor ırmaklarımız, bir ülkeden bir ülkeye akarken yarısı dikenli tellerde kalmış bedenlerimiz.

 

‘Unutmuş yuvada uçmayı kuşlar’ diyordu ya şair. Koşmaya yürüdüğüm zamanları unuttum. Arkaik bir zaman tünelinden bakışıyor iskeletler, kafa tasları. Dere kenarlarında uzayan kavaklar misali göçmen yollarında semirmiş siyah kargalar. Lime lime etler, kan kokulu yamaçlar, sivri uçurumlar, siyah mavi derinlikler. ‘Ya leyteni’ diyecek kaderlerden bir ömrün özetini alıyorum: ‘küstah ve umarsız’.

 

İçimize akan ve içimizden akan bu sular nasıl durulaşır, nasıl ‘tahir’ kılınırdı giydiklerimiz. ‘Haya’ ne renkti diyecek miydi bir şair. Edep üzere bir topluluk ‘aşk’ın ateşini yakar mıydı post turth zamanlarda?

 

Yetiştim sana soylu çocuk. Huzursuzluğun huzursuzluğumdur, endişen endişem. Krize boyanmış bahtlarımız coğrafya gibi alnımızda bir kristal taçtır. Haydi kaldır başını ve gülümse. Ümit başarının mukaddimesidir.

 

İsmin neydi, hatırlasam mı? Yusuf ya da Daniel deyip sussam mı? Bir göçmen kulübesiydi, terası akan, duvarları briket. Arka cebinde hüviyet cüzdanı. Mavi dalgaların ölüm soğuğu mu yoksa hayallerini parçalayan dikenli teller mi daha kötü kaderdi?

 

Yazılsaydın ya sen de bir sendika ya da derneğe. Olmadı bir partiye, kooperatife. Bulsaydın rahatını bir tesellide. Olsaydın fabrikalarda bir conta kapağı sen de. On altı-on yedi çelikten bir anahtar. Ruhsuz bir klavye tuşu olsaydın plastikten mesela. Çakallar ulurken sen mesaiden kalan zamanlarda özgürdün işte. Bir iki de resimden adam ekledin mi dijital çerçevelerine, oldun işte akredite be çocuk.

 

Ne yapacaktın ezen ve ezilen sınıf pedagojilerini. Yapıların altı ve üstü sana mı kalmıştı. Beyaz zambakları koklamaktan üstünü başını düzeltmeye zaman bulamadın. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar için yazılmış adalet öyküleri okumaktan bıkmadın mı? Şu koynunda sakladığın şiir tomarları ne olacak? Darası alınmış bu sözler hangi savaşı kesecekti. Bak emekçi kardeşlerin şu yeşil koydaki plaja gittiler az önce. Üsküfüleri ve yağlı lacivert üniformaları beyaz şezlonglarda onları bekliyor. Güneşin doğuşunu bir türlü tutturamayan entelleri hiç sorma. Fikri sefaletin yedi halinden bir sayfa gibiler. Ne demişti Ali Şeriati: ‘Konfor ruhun bataklığıdır’.

 

Bir de şu yana bak çocuk. Ne oldu dağlarıma, hayat kokan meşe ağaçlarıma deme sakın. “Tabiata bir yar ya da bir sevgili gibi değil bir fahişe gibi muamele eden” (S.H.Nasr) şımarık adamlar ve böğüren makinalar her yanda. Tabiatı denetleyen, tabiata standart giydiren ilahlar geçidi. Ya da Ökten hocanın deyişiyle ‘uğultu değirmeni’ dört yanımızda. Yeşil ağaçlar çamur külçelere bulandı da katar katar yol aldı meçhule. Kalan ağaçlar ise küstüler ‘iyi’ insanlara ve döndüler beton külçelere.

 

Düşün. Boşluk neyle örülmeliydi? Gün biterken mi başlıyordu, başlarken mi bitiyordu? Fikir hangi limanlarda demlenmeliydi? Şairde bir ah olan ‘balkonsuz evler’imizi tasarlayacak mimarlar olacak mıydı bir gün? Gök kubbedeki ses arşivinde kimler var idi, biz yoğ iken? Dil varlığın eviyse, bu insanlar elinde ne berbat bir evdi şimdi bu ev.

 

Şu balçıktan levhayı, şu Sümer tabletini okuyabilir misin çocuk. Burada insanlar, deri değiştirmiş yılanlar gibidir. Mübadelenin kendisini dahi mübadele ederler. Kutsaldan daha kutsal bir mabettir gelenekleri. Yongaların saklandığı kan kırmızı kasaları vardır. Ve ayaklarının altı lekesizdir…

 

Bineklerine yaslanmış şu adamları görüyor musun? Şu gariplikler galerisinde rengini diğerine veren meta hangisi acep? Şu kasılmalara bak. Bilmeyen, tekerleği şu soğan kafalı oğlan icat etti, şu aracın iç konseptini de onlar düzenledi zannedecek. Araç evreninde bir vida kadar değeri olmayan şu adamlar ne büyük roller kesiyorlar öyle. Oysa iyi marka otomobillere binmek iyi insan olmak değildir. Mutluluğu refahta aramak, izzeti ve şerefi eşyada aramak ne garip değil mi?

 

Şurayı da gördün mü çocuk. Ezberinde iyi tut bu mekanı. Kurgulanmış mekanlar. Şu capcanlı, cıvıl cıvıl ortamlar; (katil) ışıklar, inip çıkan (giyotinden) merdivenler, cafeler, konserler, geniş bulvarlar, parklar ve yarı çıplak bedenler. Sağdan sola, yukarıdan aşağıya performans toplumu. Hayır, hayır. Asla cennet demek istemedim. Daha yakından bak bir yol. Ne demek istediğimi o zaman anlayacaksın.

 

Gözü, kulağı ve kalbi kirleten, ebedi olandan uzaklaştıran, aziz hatıraları ve enerjiyi tüketen çılgınca çevrelenmişlik. Hikayesi olmayan yaşamlar. Benzeşen burunlar, çeneler, elmacık kemikleri. Muhabbet ağacının kuruduğu çorak geyikler, topraksız uzam, yalandan benlikler. Çoğulcu ontolojinin yerini alan monolitik cerrahi aparat. Varlığın irtifa kaybı.  Kendinden kaçış halleri. İnsanat bahçeleri akıyor her cenahtan. Ve bu topraklara ne gözü, ne ayağı ne de ruhu değmemiş adamların fotoğrafları ile kirlenmiş duvarlarda buharlaşan anlam ilişkileri.

 

Faşizm her yerde mi demeli yoksa?  

 
Etiketler: ‘Konfor, Ruhun, Bataklığıdır’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
30 Ekim 2026
AYDINLIK 'AYDIN' YÜZLERLE GELİR
217 Okunma.
19 Ekim 2026
GREGOR İSİMLİ BÖCEKLERLE DOLU GÜNDELİK HAYAT
1094 Okunma.
12 Ekim 2026
KIRK YAŞ TÜRKÜSÜ
1006 Okunma.
02 Ekim 2026
Biriktirdiklerim -8-
985 Okunma.
24 Eylül 2026
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
1057 Okunma.
09 Eylül 2026
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1192 Okunma.
28 Ağustos 2026
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
1231 Okunma.
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
1150 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1133 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1587 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1743 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1781 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2262 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2793 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2186 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2180 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2406 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2760 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3631 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2651 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3581 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2881 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6795 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2260 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2610 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4776 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
4038 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3718 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4424 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3330 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3231 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
4072 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3668 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3180 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3265 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3802 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
2905 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3087 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2831 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3662 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5182 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3830 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4413 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4400 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5628 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3841 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4821 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4344 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4496 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4166 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4175 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4790 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6102 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8690 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6732 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7636 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5513 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7283 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6471 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6428 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6611 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5602 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5303 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6640 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
16098 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4534 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4901 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
5083 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4888 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
5113 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5311 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6631 Okunma.
Haber Yazılımı