Yusuf ALİOĞLU ‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yazı Detayı
18 Şubat 2023 - Cumartesi 10:01 Bu yazı 2765 kez okundu
 
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yusuf ALİOĞLU
 
 

 

Medyanın dili hakikaten zihni karışıklığın, istikametsizliğin, zaman ve mekana çağ dışından ışınlanmanın sonucu olarak problemli bir dil.

 

Daha yakından bakıldığında bu dilin, kendisini kuran, kurgulayan, üreten, sürdüren, bağımsız, özgün, özgür ve bilinç halinde bir dil olmadığı da görülür.

 

Aynı şekilde yaşadığı toplumun kılcallarına uzanamayan, hassasiyetlerine kulak kabartamayan, sınırlarını yoklayamayan, enine ve boyuna uzanan sosyal çizgilerini yerel alfabelerle okuyamayan bir aklın ürünü olduğu da vakıa.

 

Sadece merak kabartan anonslar, dedikodu hücrelerini harekete geçiren salgılar, tek kullanımlık yetenekleri gıdıklayan uyarıcılar ve ötekine ait özeli kurcalamanın dayanılmaz hafifliğine tutulmuş sentetik bir dil.

 

Abone sayıları, beğeni rakamları,  tıklanma oranları, reyting istatistikleri ve izlenme rekorları gibi renklendiriciler ve tatlandırıcılarla suni lezzetler, alışkanlıklar, bağımlılıklar, emraz-ı ictimaiye yaratan konvansiyonel bir dil.

 

Muasırlıktan, medenilikten, modernleşmeden dem vuranların kör ve sağır kesildikleri, ağyar sosyolojine sömürge muamelesi yapan; kılıçtan, afyondan ve prangadan kırma buyurgan, aşağılayıcı bir dil.

 

Teknoloji ve bilgi akış merkezlerinin de ithal ikame olduğunu düşününce medya denilen gücün üzerine palazlandığı zeminin niteliği yani medya dilinin mekânsal mahiyeti, beslenme ve büyüme koşulları daha iyi anlaşılıyor.

 

İletişim dünyasının dezenformasyon yani çarpıtma, abartma, karartma, yalan haber türünden bir karakterle kamuoyunu yönlendirdiği yoğun örnekler yaşamaya devam ediyoruz.

 

Bu meyanda; ‘madencilerin cansız bedenine ulaşıldı’, ‘düzensiz göçmenlerin cansız bedenlerine ulaşıldı’, ‘yalnız yaşayan adamın cesedine ulaşıldı’, ‘terk edilen yaşlı çitfin cesedine ulaşıldı’, ‘şiddet mağduru kadının cesedine ulaşıldı’ gibi sıkça karşılaştığımız ve yakın zamanda da örneğini yaşadığımız bir haberin başlığını irdelemek istiyorum.

 

Başlık şöyle: ‘Yaşlı adamın cansız bedenine ulaşıldı.’

 

Okuyucu son derece basit gözüken bu türden başlıkları nasıl okumalıdır?

 

Soru şöyle de sorulabilir: ‘Bu tür haberlerde gösterilmek istenen nedir?’ ya da ‘Bu tür haberlerde vicdan sahipleri hangi ayrıntıları görmelidir?’

 

‘Cansız bedene ulaşıldı’ başlığı ile sadece son kareyi mi görmeliyiz yoksa can halinden cansızlık haline akan muhtemel trajik öykülere de kulak kesilmeli miyiz? Diğer yandan açıkça son kareyi önemsediğini deklare eden haberin ‘değer yüklemesinden’ bihaber mi kalmalıyız yoksa cansızlığı cana önceleyen itiraf vahametine şahitlik mi etmeliyiz?

 

Gerçekten de büyük bir itiraf?

 

Medyanın da teşnesi ve tetikçisi olduğu, adalet ve merhametten yoksun sistemin ürettiği ifrazattan bir itiraf yumağı ile karşı karşıyayız.

 

Canlı bedenlere ulaş/a/mayanların, can taşıyan bedenleri ihmal edenlerin acı itirafı.

 

Candan cana yol bulamayanların usulen kurduğu omurgasız cümlelerden bir cümle.

 

Sadaka mesabesindeki bir selamı, bir tebessümü dahi çok görenlerin endüstriyel tepkileri.

 

 ‘Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir’ ilkesini asla bilinç düzeyinde karşılamamış ve komşusunu daima din, mezhep, ırk, bölge, parti, dernek, ideoloji gibi kategorilerle tanımlayarak yakınlık ve uzaklık ilişkilerini buna göre kurmuş gönüllü kulların mistik, etnik ve seküler aymazlıkları.

 

‘Sağ elin verdiğini sol elin duymaması gerekir’ ilkesini amuda kaldırıp, verdiklerine bedeninin her azasını, yetmedi toplumun tüm duyargalarını şerik kılan bir kurnazlık.

 

Haberlerin yarattığı algı sınırlarına hapsolan ve kapıldıkları akışkan hayat içinde ötekinin varlığını başka evrenlerin konusuna dönüştüren hazcı, hızcı, konforcu, iktidarcı, anamalcı aparatların tepkisi.

 

Canlı iken haber konusu olamamış eşref-i mahlukun ölümle birlikte bedeninin iğdişlenmesi, işgal edilmesi, paçavraya çevrilmesi, kamera manipülatörlerinin ve mikrofon provokatörlerinin elinde bir haber nesnesine indirgenmesidir olay.

 

Bu tablo diğer yandan, sokaklarda akan hayatı ıskalamış hakim kültürün hal-i pür melalidir.

 

Her insana salt militan/partizan, salt mürit, salt seçmen, salt emekçi, salt göçmen, salt müşteri, salt üye, salt taraftar olarak bakan kategorileştirici, dışlayıcı, ötekileştirici bakışın tezahürüdür.

 

Siyaset yapma yoğunluğundan, her konuda konuşma ve sağa sola cevap yetiştirme telaşından, ‘uzman insan’ olma pozlarından düşünmeye fırsat bulamayanların, bir an durup etrafına bakamayanların, bir tomurcuğun nasıl patladığını göremeyenlerin resmidir.

 

Sanayi devriminin iktidar dolayımında bedene indirgediği insan ilişkilerini sürdüren binlerce yılın yabancısı otoriter bir dil. Canlıyken de cansızken de sadece bedene odaklanmış ve her ikisini de kullanılıp atılacak metaya dönüştürmüş bir dil.

 

Bir taştan, bir bitkiden, bir hayvandan değil, düşünebilen yegane varlık olarak insandan haber verdiğini bilmeyen müzmin gaflet hali ile malul bir dil.

 

Canlı bedenlere, yani tepki veren, ‘evet’ veya ‘hayır’ diyebilen, öneri sunabilen, mutluluğunu ve hüznünü, beğenilerini, beklentilerini, kaygılarını ve eleştirilerini seslendirebilen bedenlere ulaşamayanlar yankı veremeyen cansız bedenlere ulaşabilirler mi?

 

Hem ulaşsalar ne olur ki?

 
Etiketler: ‘Cansız, Bedene, Ulaşıldı’, Ne, Demek?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Ağustos 2026
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
850 Okunma.
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
903 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
872 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1403 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1574 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1617 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2022 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2612 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2012 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2005 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2206 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2597 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3438 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2504 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3426 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2684 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6646 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2122 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2432 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4598 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
3881 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3596 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4276 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3191 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3078 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
3913 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3533 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3052 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3141 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3656 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
2948 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2700 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3068 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3517 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5048 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3683 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4274 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4243 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5475 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3681 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4688 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4216 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4362 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4036 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4035 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4628 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
5958 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8541 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6577 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7491 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5372 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7151 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6330 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6284 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6470 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5463 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5138 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6499 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
15511 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4392 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4767 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
4943 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4752 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
4987 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5181 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6378 Okunma.
Haber Yazılımı