Yusuf ALİOĞLU ‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yazı Detayı
18 Şubat 2023 - Cumartesi 10:01 Bu yazı 2883 kez okundu
 
‘Cansız Bedene Ulaşıldı’ Ne Demek?
Yusuf ALİOĞLU
 
 

 

Medyanın dili hakikaten zihni karışıklığın, istikametsizliğin, zaman ve mekana çağ dışından ışınlanmanın sonucu olarak problemli bir dil.

 

Daha yakından bakıldığında bu dilin, kendisini kuran, kurgulayan, üreten, sürdüren, bağımsız, özgün, özgür ve bilinç halinde bir dil olmadığı da görülür.

 

Aynı şekilde yaşadığı toplumun kılcallarına uzanamayan, hassasiyetlerine kulak kabartamayan, sınırlarını yoklayamayan, enine ve boyuna uzanan sosyal çizgilerini yerel alfabelerle okuyamayan bir aklın ürünü olduğu da vakıa.

 

Sadece merak kabartan anonslar, dedikodu hücrelerini harekete geçiren salgılar, tek kullanımlık yetenekleri gıdıklayan uyarıcılar ve ötekine ait özeli kurcalamanın dayanılmaz hafifliğine tutulmuş sentetik bir dil.

 

Abone sayıları, beğeni rakamları,  tıklanma oranları, reyting istatistikleri ve izlenme rekorları gibi renklendiriciler ve tatlandırıcılarla suni lezzetler, alışkanlıklar, bağımlılıklar, emraz-ı ictimaiye yaratan konvansiyonel bir dil.

 

Muasırlıktan, medenilikten, modernleşmeden dem vuranların kör ve sağır kesildikleri, ağyar sosyolojine sömürge muamelesi yapan; kılıçtan, afyondan ve prangadan kırma buyurgan, aşağılayıcı bir dil.

 

Teknoloji ve bilgi akış merkezlerinin de ithal ikame olduğunu düşününce medya denilen gücün üzerine palazlandığı zeminin niteliği yani medya dilinin mekânsal mahiyeti, beslenme ve büyüme koşulları daha iyi anlaşılıyor.

 

İletişim dünyasının dezenformasyon yani çarpıtma, abartma, karartma, yalan haber türünden bir karakterle kamuoyunu yönlendirdiği yoğun örnekler yaşamaya devam ediyoruz.

 

Bu meyanda; ‘madencilerin cansız bedenine ulaşıldı’, ‘düzensiz göçmenlerin cansız bedenlerine ulaşıldı’, ‘yalnız yaşayan adamın cesedine ulaşıldı’, ‘terk edilen yaşlı çitfin cesedine ulaşıldı’, ‘şiddet mağduru kadının cesedine ulaşıldı’ gibi sıkça karşılaştığımız ve yakın zamanda da örneğini yaşadığımız bir haberin başlığını irdelemek istiyorum.

 

Başlık şöyle: ‘Yaşlı adamın cansız bedenine ulaşıldı.’

 

Okuyucu son derece basit gözüken bu türden başlıkları nasıl okumalıdır?

 

Soru şöyle de sorulabilir: ‘Bu tür haberlerde gösterilmek istenen nedir?’ ya da ‘Bu tür haberlerde vicdan sahipleri hangi ayrıntıları görmelidir?’

 

‘Cansız bedene ulaşıldı’ başlığı ile sadece son kareyi mi görmeliyiz yoksa can halinden cansızlık haline akan muhtemel trajik öykülere de kulak kesilmeli miyiz? Diğer yandan açıkça son kareyi önemsediğini deklare eden haberin ‘değer yüklemesinden’ bihaber mi kalmalıyız yoksa cansızlığı cana önceleyen itiraf vahametine şahitlik mi etmeliyiz?

 

Gerçekten de büyük bir itiraf?

 

Medyanın da teşnesi ve tetikçisi olduğu, adalet ve merhametten yoksun sistemin ürettiği ifrazattan bir itiraf yumağı ile karşı karşıyayız.

 

Canlı bedenlere ulaş/a/mayanların, can taşıyan bedenleri ihmal edenlerin acı itirafı.

 

Candan cana yol bulamayanların usulen kurduğu omurgasız cümlelerden bir cümle.

 

Sadaka mesabesindeki bir selamı, bir tebessümü dahi çok görenlerin endüstriyel tepkileri.

 

 ‘Komşusu aç yatarken kendisi tok yatan bizden değildir’ ilkesini asla bilinç düzeyinde karşılamamış ve komşusunu daima din, mezhep, ırk, bölge, parti, dernek, ideoloji gibi kategorilerle tanımlayarak yakınlık ve uzaklık ilişkilerini buna göre kurmuş gönüllü kulların mistik, etnik ve seküler aymazlıkları.

 

‘Sağ elin verdiğini sol elin duymaması gerekir’ ilkesini amuda kaldırıp, verdiklerine bedeninin her azasını, yetmedi toplumun tüm duyargalarını şerik kılan bir kurnazlık.

 

Haberlerin yarattığı algı sınırlarına hapsolan ve kapıldıkları akışkan hayat içinde ötekinin varlığını başka evrenlerin konusuna dönüştüren hazcı, hızcı, konforcu, iktidarcı, anamalcı aparatların tepkisi.

 

Canlı iken haber konusu olamamış eşref-i mahlukun ölümle birlikte bedeninin iğdişlenmesi, işgal edilmesi, paçavraya çevrilmesi, kamera manipülatörlerinin ve mikrofon provokatörlerinin elinde bir haber nesnesine indirgenmesidir olay.

 

Bu tablo diğer yandan, sokaklarda akan hayatı ıskalamış hakim kültürün hal-i pür melalidir.

 

Her insana salt militan/partizan, salt mürit, salt seçmen, salt emekçi, salt göçmen, salt müşteri, salt üye, salt taraftar olarak bakan kategorileştirici, dışlayıcı, ötekileştirici bakışın tezahürüdür.

 

Siyaset yapma yoğunluğundan, her konuda konuşma ve sağa sola cevap yetiştirme telaşından, ‘uzman insan’ olma pozlarından düşünmeye fırsat bulamayanların, bir an durup etrafına bakamayanların, bir tomurcuğun nasıl patladığını göremeyenlerin resmidir.

 

Sanayi devriminin iktidar dolayımında bedene indirgediği insan ilişkilerini sürdüren binlerce yılın yabancısı otoriter bir dil. Canlıyken de cansızken de sadece bedene odaklanmış ve her ikisini de kullanılıp atılacak metaya dönüştürmüş bir dil.

 

Bir taştan, bir bitkiden, bir hayvandan değil, düşünebilen yegane varlık olarak insandan haber verdiğini bilmeyen müzmin gaflet hali ile malul bir dil.

 

Canlı bedenlere, yani tepki veren, ‘evet’ veya ‘hayır’ diyebilen, öneri sunabilen, mutluluğunu ve hüznünü, beğenilerini, beklentilerini, kaygılarını ve eleştirilerini seslendirebilen bedenlere ulaşamayanlar yankı veremeyen cansız bedenlere ulaşabilirler mi?

 

Hem ulaşsalar ne olur ki?

 
Etiketler: ‘Cansız, Bedene, Ulaşıldı’, Ne, Demek?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ekim 2026
GREGOR İSİMLİ BÖCEKLERLE DOLU GÜNDELİK HAYAT
818 Okunma.
12 Ekim 2026
KIRK YAŞ TÜRKÜSÜ
913 Okunma.
02 Ekim 2026
Biriktirdiklerim -8-
827 Okunma.
24 Eylül 2026
GECE VE KARANLIK ZAMANLAR
1027 Okunma.
09 Eylül 2026
ŞİİRİN GÜNCESİ -12: ‘İSİMSİZ ŞİİR’
1172 Okunma.
28 Ağustos 2026
TANRI KONUŞMAK İÇİN SİZİN SUSMANIZI BEKLİYOR
1208 Okunma.
18 Ağustos 2026
YUSUF'UN BABASI
1122 Okunma.
11 Ağustos 2026
BAUDRİLLARD: RADİKAL DUYARLILIK
1100 Okunma.
29 Temmuz 2026
İKİ RENK, ÜÇ KELİME YA DA COŞKUNUN KIYISINDA
1564 Okunma.
07 Temmuz 2026
GÖSTERİ TOPLUMU
1716 Okunma.
02 Haziran 2026
Çok Dilli Kültür ve Çoğulcu Kavrayış
1755 Okunma.
27 Nisan 2026
Bağlamaya Şiir Okutan Adam: Murat Kapkıner
2239 Okunma.
10 Nisan 2026
İSA'NIN GÜNLÜĞÜ -1-
2757 Okunma.
25 Şubat 2026
Orucu Ayağa Düşürmemeli, Oruçla Ayağa Kalkmalı
2159 Okunma.
19 Ocak 2026
Gündelik Yaşam ve Kent Yönetimi Üzerine
2157 Okunma.
03 Ocak 2026
Paris’te Bir Pirinççizade: Cahit Sıtkı
2374 Okunma.
03 Aralık 2025
Selam Olsun Kubbede Hoş Sadâ Bırakanlara
2737 Okunma.
21 Ekim 2025
Bendeki Notlar -12- ‘Çocuk Kalsaydı Büyüklüğüm’
3604 Okunma.
09 Ekim 2025
Batı’da Şehir Tarihçiliği
2630 Okunma.
04 Ağustos 2025
‘Yıkın Efendiler, Yıkın!’ -2-
3559 Okunma.
14 Mayıs 2025
“Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda…”
2861 Okunma.
22 Nisan 2025
'İNSANIN DÖRT ZİNDANI'
6782 Okunma.
16 Mart 2025
ŞEBBİHALAR HER YERDE
2239 Okunma.
09 Mart 2025
'BİR DEĞİRMENDİ BU DÜNYA'
2593 Okunma.
08 Eylül 2023
Boşuna değildi boş olmayan hiçbir şey!
4733 Okunma.
17 Ağustos 2023
Köprüler ve Çamurlu Sular
4008 Okunma.
13 Temmuz 2023
Biriktirdiklerim-7-
3703 Okunma.
27 Mayıs 2023
Bingöl’ün Referandum Karnesi
4406 Okunma.
07 Mayıs 2023
Bingöl’de Genel Seçimlere Katılım Oranları (1950-2018)
3312 Okunma.
29 Nisan 2023
1920-2018 Yılları Arasında Bingöl’ü Parlamentoda Hangi Partiler Temsil Etti?
3207 Okunma.
24 Nisan 2023
Bingöl Yakın Siyasi Tarihinde Seçmen Davranışları (1939-2018)
4047 Okunma.
11 Nisan 2023
Siyasetin ‘Hayret’ Makamı Var Mıdır?
3649 Okunma.
05 Nisan 2023
Estetiğin Tükenişi Vicdanın Tükenişidir
3168 Okunma.
23 Mart 2023
“Ben de adayım”
3246 Okunma.
18 Şubat 2023
Şiirin Güncesi -11: “Ben Yokum”
3779 Okunma.
18 Şubat 2023
“Ya Bu Defa da Seçilemezsem!”
3075 Okunma.
18 Şubat 2023
Biriktirdiklerim-6
2811 Okunma.
18 Şubat 2023
‘Konfor Ruhun Bataklığıdır’
3181 Okunma.
08 Kasım 2022
Engerek Soyu
3640 Okunma.
16 Eylül 2022
Masanın Ötesi ve Berisi Ya da Sosyolojimizin Metafiziği
5165 Okunma.
05 Eylül 2022
Tatlı Zehirli Sulara Alışanlar İflah Olmaz Mı?
3812 Okunma.
22 Ağustos 2022
Nazar Değmemiş Kapaksız Kitaplar
4394 Okunma.
02 Ağustos 2022
Libası İdrarlı Adamlar
4377 Okunma.
27 Haziran 2022
“Hayatın Anlamı” Nedir?
5606 Okunma.
21 Haziran 2022
‘Ey kötülük!’
3822 Okunma.
24 Mayıs 2022
Şiirin Güncesi 10: “Sonsuz ve Öbürü”
4804 Okunma.
05 Mayıs 2022
'Sıkıntı yok!'
4328 Okunma.
19 Nisan 2022
Düğümlere Üfüren Mühendisler Zamanı
4478 Okunma.
08 Nisan 2022
Bendeki Notlar 11: ‘Şehir Sineması’
4151 Okunma.
20 Mart 2022
Hakikate Tanıklık Nedir?
4158 Okunma.
03 Mart 2022
‘Tüm İnsanlığa Açık ve Ücretsiz Gösteri’
4769 Okunma.
09 Şubat 2022
Bendeki Notlar 10 “Kültür ve Sanat Merkezleri: Sinema, Kırtasiye, Park”
6088 Okunma.
13 Aralık 2021
Frankfurt'ta Bir Haşimi
8673 Okunma.
17 Kasım 2021
Nurettin Topçu’nun Gördüğü ‘Taşralı’
6706 Okunma.
09 Eylül 2021
Harf Eken Kelime Biçer
7618 Okunma.
24 Ağustos 2021
Bir Mütevazi Monologdan Arta Kalan Sualler
5492 Okunma.
24 Haziran 2021
Çekilin aradan, maradan...
7268 Okunma.
15 Haziran 2021
'Biraz da ben konuşayım'
6451 Okunma.
28 Mayıs 2021
‘Apaçık’ Şiir
6408 Okunma.
06 Mayıs 2021
“Şehir’dir adım; kimlik alır, kimlik veririm.”
6589 Okunma.
22 Nisan 2021
Kitaplar Dolusu Susmak...
5578 Okunma.
16 Nisan 2021
Zamanın İdrak Sarkacına Merhaba
5276 Okunma.
23 Mart 2021
Söz Düşerse Ne Kalır Geriye?
6623 Okunma.
18 Ocak 2021
Dayvun, Dayvun, Dayvuno / Day Qırbun Çımun Siyuno
16033 Okunma.
22 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -5-
4520 Okunma.
10 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -4-
4877 Okunma.
04 Aralık 2020
Biriktirdiklerim -3-
5062 Okunma.
30 Kasım 2020
Parayı Nereye Yatırmalı?
4868 Okunma.
26 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -2-
5097 Okunma.
16 Kasım 2020
Biriktirdiklerim -1-
5294 Okunma.
19 Ekim 2020
Ne Zaman Reşit Olacağız?
6612 Okunma.
Haber Yazılımı